Güçlü bir bağışıklık sistemi için çok büyük bir role sahip olan uyku, vücudumuzu enfeksiyonlardan koruyan önemli bir kalkan işlevi görüyor. Düzensiz uyku, bağışıklık sisteminde ciddi hasarlara yol açarken, sadece bir gece uykusuz kalmak bile hastalıklara davetiye çıkarıyor. Özellikle, uyku esnasında solunumun minimum 10 saniye durmasına sebep olan tıkayıcı uyku apnesi, içinde bulunduğumuz coronavirüs pandemisi döneminde büyük risk oluşturuyor.

Aşağıda Uyku Apnesi ile ilgili videomuzu izleyebilirsiniz.

COVID-19, hastalığının immün sistemi zayıf olan kişilerde çok daha zorlu geçtiğini bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Bağışıklık sistemi üzerinde etkilerinden dolayı uyku kalitesi ve sağlıklı nefes, bu nedenle büyük önem taşıyor. Ayrıca uyku apnesi olan kişilerin COVID-19’a yakalanma riskinin, sağlıklı kişilere göre çok daha fazla olduğu yapılan çalışmalar ile kanıtlandı. Uyku apnesi olan hastaların, COVID-19 nedeniyle hastanede yatma ve solunum sıkıntısına girme oranı, normal hastalara göre en az 2 kat artıyor.

Horlama ve uyku apnesi
Uykuda görülen solunum bozukluklarının en hafifi horlama , en ağır şekli de tıkayıcı uyku apnesidir. Horlama problemi erişkinlerde en sık orta yaşlı, şişman erkeklerde görülür ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Kadınlarda ise menapoz dönemiyle birlikte daha sık görülebilir. Çocuklarda özellikle geniz eti, bademciklerin ileri derecede büyük olması ve obezite bu problemi ortaya çıkaran önemli faktörler olarak karşımıza çıkar.

Horlama nasıl oluşur?
Uyku sırasında burun iç bölgesinde olan tıkanıklıklar, dilin arkasındaki hava yolunun daralmasına yol açan küçük dil ve damaktaki sarkıklıklar ve bademciklerdeki  büyümeler  veya yutak seviyesindeki yapıların daralması sonucu bu bölgelerdeki dokuların titreşimleriyle ortaya çıkan sese horlama diyoruz.

Aşırı kilo, sedatif  ilaç veya uyku ilacı alımı, aşırı alkol kullanımı gibi durumlarda küçük dil, yumuşak damak, dil ve boğaz kaslarının gerginliği azalır. Aşırı kilolu kişilerde yutak civarında yağ birikimi görülür. Gevşemiş kaslar sırt üstü yatınca dilin ve küçük dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz, bu durumda kişi kendisi çok farkında olmasa da etrafını rahatsız edecek şekilde horlamaya başlar.

Burun tıkanıklığına neden olan patolojiler, horlamanın en önemli nedenlerinden birisi olarak karşımıza çıkar. Bu kişilerde uykuda havayı almak için yapılan solunum çabası ile genizde negatif basınç oluşarak boğazdaki dokular hava yoluna doğru çekilirler. Sonuçta burun açıkken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı kişilerin sadece alerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını açıklamaktadır. Burun orta bölmesindeki eğiklikler (deviasyon), burun polipleri, büyümüş konkalar (burun etleri), burun ve genizdeki tümörler bu tip burun tıkanıklığına neden olan horlama nedenleridir.

Tıkayıcı uyku apnesi nedir?
Uyku apnesi (uykuda solunum durması), uyku esnasında solunumun 10 saniye ve üzerinde durması sonucu ortaya çıkan tabloya verdiğimiz isimdir. Horlamaya neden olan faktörler daha ileri aşamalarında bu tabloya yol açabilmektedir. Tıkayıcı uyku apnesi her 100 kişiden en az 5’inde görülmektedir. Özellikle aşırı kilolu orta yaşdaki erkeklerde bu oran daha da yükselmektedir. Çocuklarda ise tıkayıcı uyku apnesinin görülme sıklığının %10-12 olduğu bildirilmiştir.

Uyku apnesi sağlığımızı nasıl etkiliyor?
Sağlıklı bir yaşam için gece uykusunun iyi bir şekilde alınması şarttır. Gece uyku düzeninin tıkayıcı uyku apnesi ile bozulması sonucunda dinlenilmeden geçirilen geceler söz konusu olacaktır. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen ve huzursuz bir gecenin ertesinde uykulu, yorgun ve verimsiz bir gün başlayacaktır. Önceleri televizyon seyrederken veya yemek sonrasında hafif uyuklamalar görülürken, daha sonra apnenin şiddetinin artmasıyla beraber daha ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır. Araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülebilecektir. Yapılan çalışmalarda,ölümlü trafik kazalarının bir kısmından uyku apneli kişilerin araba kullanmasının sorumlu olduğu gösterilmiştir.

Gece uykusu sırasında apneler saatte 100-200 defa olabilecek sayılara ulaşabilirler. Apneler sırasında kan oksijen düzeyi düşer ve buna bağlı olarak kalp kanı daha hızlı pompalamak zorunda kalır. Kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon, kalp büyümesi hatta uykuda ani ölümler bile görülebilir.

Uyku apnesi çocuklarda olumsuzluklara yol açabilir
Çocuklarda uyku apnesi, daha çok okul öncesi dönemde görülmektedir. Farkına varılmazsa diş-damak yapısında bozukluklar, gelişme geriliği, çocukda boy ve kilonun yaşıtlarından geri kalması, okul başarısızlığı ve zihinsel gelişimde aksaklıklar gibi çok ciddi problemler ortaya çıkabilmektedir. Bunlara ilave olarak davranış bozuklukları, hiperaktivite, geceleri yatağa işeme, kalp ve ritim bozuklukları görülebilir.

Horlama ve uyku apnesi nasıl teşhis edilir?
Horlama veya apneler kişinin ailesi veya yakını tarafından uyku sırasında takibi ile anlaşılabilir. Bu durumda öncelikle kulak-burun-boğaz sisteminde bir problem olup olmadığının saptanması için mutlaka uzman bir doktora başvurulması ve sebebin ortaya konması gerekir. Doktorun gerekli gördüğü durumlarda uyku merkezinde ayrıntılı bir uyku incelemesi yapmak gerekebilir. Polisomnografi dediğimiz uyku testinde, uyku esnasında kan-oksijen düzeyi, kalp atışları, solunum dahil birçok parametreye bakılarak hastalığın düzeyi hakkında daha ayrıntılı bilgi edinilir.

Horlama ve uyku apnesi tedavisinde kullanılan yöntemler
Horlayan ve uykuda nefes kesilmeleri olan erişkin kişilerin özellikle dikkat etmeleri gereken bazı durumlar vardır. Bunlar: 
- Alınan fazla kilolar verilmeli ve iyi bir adale tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmelidir.
- Alkol alımı kısıtlanmalıdır.
- Uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarının kullanımına apneyi arttırabileceğinden dolayı dikkat edilmelidir.
- Uykudan 3-4 saat önce ağır yemekten kaçınılmalıdır.
- Aşırı yorgunluktan sakınılmalıdır.
- Sırt üstü pozisyonda uyuma yerine yana yatarak uyuma tercih edilmelidir.

Bu önlemlere rağmen şikayetlerin devam etmesi durumunda aşağıdaki yöntemlere başvurulabilir:
- Tıkanıkların giderilmesine yönelik girişimler: Çocuklarda büyük bademcik ve geniz etine yönelik  ameliyatların problemleri büyük oranda çözdüğünü ve çocuğun yaşam kalitesinde önemli iyileşmeler sağladığını biliyoruz. Erişkinlerde ise öncelikle, varsa burundaki patolojilerin düzeltilmesi gerekir.  Burun orta bölmesindeki eğriliklerin giderilmesi, büyümüş burun etlerinin küçültülmesi, burun içindeki polip, kist, tümör gibi oluşumların alınması ve tıkanıklığı giderici girişimler öncelik gerektiren işlemlerdir.
- Ağız ve boğaz kısmına yönelik girişimler: Damak ve küçük dildeki sarkıklıklar, dil kökündeki ve bademciklerdeki büyümeler, ağız ve çene yapısındaki  bozukluklar uygun cerrahi tekniklerle düzeltilmelidir. Bu ameliyatlarda en temel prensip dokulara minimal hasar vererek konforlu biçimde maksimum  yararı sağlamaktır.
- Pozitif basınçlı oksijen tedavisi: Aşırı kilolu, burun ve boğaz bölgesinde ciddi problemi olmayan ve cerrahinin çok riskli olduğu veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda ağız ve burundan bir maske yardımıyla verilen pozitif basınçlı oksijen tedavisi (CPAP), aslında tıkayıcı uyku apnesinde önemli fayda sağlayan bir cihazdır. Hastanın durumuna göre değişebilen basınçlarda gönderilen hava ile tıkanıklık aşılarak hastalık tedavi edilmeye çalışılır. Fakat yüzlerinde maske ile uyumak gibi bir durum söz konusu olduğu için hastaların bir kısmında bu duruma uyum problemi görülebilir. Ağız içi veya buruna uygulanan bazı apareyler, hafif apneli veya basit horlaması olan bazı hastalarda faydalı olabilmektedir.

Doç. Dr. Tuncay Özçelik
Bayındır Söğütözü Hastanesi Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı





Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git