Karaciğer karın içinde sağ üst kadranda bulunan vücudumuzdaki en büyük solid (içi dolu) organdır. Her insanda yaklaşık olarak vücut ağırlığının %2’si kadar karaciğer dokusu vardır.

Karaciğerin görevleri nelerdir?

Karaciğer, vücudumuzdaki metabolizmanın orkestra şefidir. Pek çok fonksiyona sahiptir. Bağırsaklardan sindirim yolu ile dolaşıma katılan tüm maddeler ilk önce karaciğerden geçerek kullanıma hazırlanır veya depolanır. Vücüdun enerji için ve yapı taşı olarak kullanacağı maddeleri üretir. Pıhtılaşmayı sağlayan proteinleri sentezler. En önemli görevlerinden biri de yağların sindirilmesini sağlayan safranın üretimidir.

Karaciğer içinde üretilen safra, karaciğerin sağ ve sol lobundan sağ ve sol hepatik kanal ile ana hepatik kanala oradan da oniki parmak bağırsağına (duodenum) boşaltılır. Anlık olarak fazla gelen safra da karaciğer dışı safra yollarına (ekstrahepatik safra yolları) yandan bağlı bulunan safra kesesinde depolanır. Safra kesesinin görevi karaciğerde üretilen safranın fazlasını depolayıp konsantre etmek ve gerektiğinde kasılarak bunu safra yollarına boşaltmaktır.

Ana hepatik kanal (karaciğerin dışındaki ilk safra yolu, safra kesesinin kanalı (duktus sistikus) ile birleştikten sonra koledok adını alır. Koledok oniki parmak bağırsağının ilk kısmının altından geçer ve birkaç santim pankreasın baş kısmında doku içinde seyreder. Daha sonra bazen pankreatik kanalla ortak bir şekilde, bazen de çifte namlusu gibi iki ayrı ağız şeklinde oniki parmak barsağının ikinci kısmındaki Oddi sfinkteri olarak adlandırılan, açılıp kapanabilen bir ağız yoluyla duodenuma birleşmiş olur.

Karaciğer hastalıkları nelerdir?

Karaciğerin akut ve kronik yetmezlikleri, enfeksiyöz ve metabolik hastalıkları ile karaciğerde yerleşmiş kitleler vardır. Kitlelerin çoğu iyi huylu kistik veya solid kitleler olsa da kötü huylu kitlelere de sık rastlanır. Karaciğerdeki kötü huylu kitlelerin çok büyük kısmı başka organ kanserlerinin karaciğere sıçramasına bağlıdır. Bazı virütik hastalıklar, alkol kullanımı, bazı kalıtsal ve sonradan gelişen hastalıklar karaciğerde kronik yetmezliğe ve siroza yola açabilir. Ağızdan alınan bazı ilaç, bitki veya kimyasalların da karaciğer fonksiyonlarında ani ve şiddetli bozulmaya yol açarak yetmezlik yaratabilir (toksikasyon / zehirlenmeler). Bazı karaciğer hastalıkları doğumsal, bazıları kalıtsaldır ve daha yenidoğan döneminde çeşitli sorunlar yaratabilir. Bunun dışında künt ve delici kesici cisimle yaralanmalarda karın içindeki en büyük solid organ olduğu için sıklıkla yaralanan bir organdır.

Karaciğer enfeksiyonu neden olur?

Karaciğerde enfeksiyöz hastalıkları bakteriler, mantarlar, amipler ve parazitler neden olur. Görülme sıklığı, oluşumu ve nedenleri farklılık gösterir.

Piyojenik karaciğer apsesi nedir? Belirtileri nelerdir?

Bakterilerin neden olduğu piyojenik karaciğer apsesi, kendini en çok ateş, karın ağrısı ve kusma ile gösterir. Genellikle alttaki sebep ilerlemiş bir apandisit, safra yolu iltihabı veya safra yollarına yapılan bir girişim, kolon kanseri, makat çevresi enfeksiyonla giden durumlar, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, şiddetli genel enfeksiyonlardır (sepsis). Muayenede sağ üst kadranda ağrı ve hassasiyet olur, bazen absenin safra yollarına bası yapması nedeniyle sarılık da eklenebilir. Diyaframı (karın boşluğu ile göğüs boşluğunu ayıran kas ve tendondan oluşan yapı) rahatsız ettiği için öksürük yapabilir.

Laboratuvar tetkiklerinde enfeksiyon parametreleri ve karaciğer fonksiyon testleri bozulmuş çıkacaktır. Genellikle ultrasonografi ile tanı konabilir. Asıl tedavi her apsede olduğu gibi apsenin boşaltılmasıdır. Günümüzde çoğu karaciğer apsesi ultrason rehberliğinde perkütan (lokal anestezi altında ciltten geçilerek) konan bir kateter ile drene edilir. Bunu antibiyotik tedavisi izler. Drenaj yapılmadan antibiyotiğin etkisi olmayacaktır. Nadiren içinde bölmeleri olan veya çok yoğun olduğu için boşalmayan ya da elde girişimsel radyoloji imkanı olmayan durumlarda cerrahi gerekebilir. Cerrahide de apse drene edilir ama perkütan yola göre hasta açısından daha ağır bir süreç yaşanır.

Karaciğer amip apsesi nedir?

İsim olarak amibik apse diye adlandırılan ama etkenin amip olduğu karaciğer enfeksiyöz hastalığının tedavisi ilaçla olur. Bu hastalık hemen her zaman ilaçla tedavi edilebilmektedir, girişimsel radyoloji veya cerrahi drenaja gerek olmaz. Piyojenik apseye göre daha da nadirdir. Tanı genellikle radyoloji ile konabilir (US, BT ya da MR). Zorda kalınan durumlarda indirekt hemaglütinasyon, kompleman fiksasyon, jel diffüzyon presipitasyon ve ELISA testleri ise apse piyojenik mi yoksa amibik mi anlaşılır hale gelir.

Karaciğerde görülen virütik enfeksiyonlar

Virütik enfeksiyonların cerrahi tedavisi yoktur ama virüslerin sebep olduğu hepatitler bazen akut, bazen de kronik karaciğer yetmezliğine sebep olarak hastayı karaciğer nakline kadar götürebilmektedir. Mantar kaynaklı karaciğer enfeksiyöz hastalıklarında da cerrahinin yeri yok gibidir.

Kist hidatik nedir? Kist hidatik neden olur?

Enfeksiyöz hastalık grubunda yer alan kist hidatik (kistik ekinokokkoz) ülkemizde ve içinde bulunduğumuz coğrafi bölgede malesef oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Hastalığın sebebi köpek, kurt, tilki gibi hayvanların barsağında yaşayabilen bir parazittir. Bu hayvanların dışkısı ile doğaya yayılan parazit yumurtaları yaklaşık bir yıl ağır doğa şartlarına dayanabilir. Parazit yumurtaları ile kirlenmiş sebzelerin insanlar tarafından iyi yıkanmadan tüketilmesi ile insana, otların yenmesi ile de hayvanlara bulaşır. Otçul hayvanlarda ve insanlarda sindirim sisteminden alınan parazit dolaşım sistemine geçince çoğunlukla ilk durak ve ilk süzgeç görevini yapan karaciğerde kistik bir hastalığa yol açar. Parazit karaciğer süzgeçini aşarsa ikinci süzgeç ve durak akciğerdir. Akciğeri de aşan parazit sistemik dolaşıma geçer ve artık beyin, göz dahil her yeri tutabilir ama en sık (karciğer ve akciğerden sonra) dalak etkilenir.

Kistik hastalık genellikle zaman içinde büyür. Nadiren çevresinde bir kireçlenme olur ve vücut hastalığı kendi kendine yenmiş olur. Ama büyüme arttıkça çevreye bası yaparak çeşitli şikayetlere yol açabilir. Yarattığı gerginlik ile ağrı yapabilir, komşu organlara veya safra yollarına açılabilir, enfekte olabilir ya da gıdaların geçişinde zorluk yaratabilir. Bu gibi şikayetler nedeniyle farkına varılan kist hidatikler yanında şans eseri tanı alan kist hidatikler de vardır.

Kist hidatik tedavisi

Bazı kist hidatiklerin girişimsel radyoloji tarafından tedavisi mümkündür. Bu grup kist hidatiklerin ultrasonografi ile ayrımı yapılabilmektedir. Ancak bazı kist hidatiklerde sadece cerrahi işe yarayacaktır. Her iki tedavi öncesinde de doktorunuzun belirleyeceği bir süre (birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişir) bu kistlere karşı ilaç tedavisi uygulanır. Bu tedavide amaç hastalığın tamamen iyileşmesi değildir, zaten bu mümkün de olmayacaktır. Amaç girişimsel radyoloji işlemi veya cerrahi sırasında hastalığın karın içine yayılma olasılığını en aza indirmektir.

Bir kist hidatik tanı aldığında tüm cidarı kireçlenmiş ise bu kist artık tehlikeli olmaktan çıkmıştır, büyümeyecektir içinde canlı parazit kalmamıştır. İçinde çok sayıda bölme yoksa bu kist girişimsel radyoloji tarafından alkol enjeksiyonu ile tedavi edilebilir. Çok sayıda bölmesi olan, safra yollarına açılmış bulunan, enfekte olanlar cerrahi olarak tedavi edilirler. Cerrahi öncesi, girişimsel radyolojik işlemler öncesinde olduğu gibi bir süre bu parazitlere karşı (anti-helmintik) ilaçlar kullanılarak ameliyat sırasında karın içi bulaş olasılığı azaltılmaya çalışılır. Aynı amaçla alkol, batikon, klorheksidin veya yüksek derişimde tuzlu çözeltiler gibi skolosidal (parazitleri öldürmeye yarayan) ajanlar kullanılarak yeni kistlerin oluşma şansı azaltılır.

Kist hidatiğin cerrahi tedavisi

Ameliyatta birkaç seçenek vardır. Kistin karaciğerde yerleştiği yer büyüklük ve sayı belirleyici olacaktır. Kistin hiç açılmadan sınırlı bir karaciğer dokusu ile birlikte topyekün çıkartılması en kesin sonuçlu yöntemdir. Ancak bu yöntem her kist için uygun olmadığı gibi bazen gereksiz yere karaciğer hacminde küçülmeye yol açar.

Bölgemizde sık rastlandığı için bu konuda dünyadaki en geniş deneyim bizdedir. Kistin bir kısmının çıkartılıp içeriğinin temizlenmesi ve yeni kist oluşumunu sağlıyan germinetif tabaka dediğimiz yapının çıkartılmasının yeterli olduğu gösterilmiştir (Parsiyel kistektomi). Bazı ekoller kalan potansiyel boşluğu küçültmek için kist kavitesini dikişlerle daraltır (kapitonaj). Cerrahide en önemli nokta kistin safra yolu ile ilişkili olup olmadığının anlaşılmasıdır. Bazen kist içi basınç kist açılana kadar yüksek olduğu için kistin içine safra giremez ve içerik safra ile boyanmamıştır. Bu aldatıcı olabilir, cerrah özellikle 5 cm’den büyük olanlarda kistin içini bu açıdan iyi değerlendirmelidir. Her şeye rağmen bu ilişki saptanamayabileceği için kist boşluğuna bırakılacak bir dren ameliyat sonrası işe yarar.

Ameliyatta safra yolu ile ilişkili olan kistlerin bu ilişkisi dikişle kapatılır, safra yolu içinde kist ya da kistler varsa bunlar temizlenir, gerekirse safra yolları açılıp eksplore edilir. Tüm bu ameliyatlar hasta bazında değerlendirilip uygun olan vakalarda cerrahın deneyimi ve uygun aletler varlığında laparoskopik (endokopik) olarak da yapılabilir. Ameliyat sırasında farkedilmeyen safra yolu ile ilişki, ameliyat sonrası kendini safra kaçağı şeklinde gösterebilir. Bu gibi durumlarda bazen sadece bekleyerek (günler-haftalar boyu), bazen de endoskopik (ERCP ile) ya da girişimsel radyoloji yöntemleri ile işlem yaparak sorun çözülebilir. Çok sık olmamakla birlikte bazı hastalarda sorun ancak ikinci bir cerrahi ile çözülecektir.

Karaciğer kitleleri

Hacmi olan her şey bir kitledir (tümör). Bu kitlelerin içi sıvı dolu (kistik), katı (solid) veya bu ikisinin birleşimi şeklinde olabilir. Kitle (tümör) kanser demek değildir. Bir kitlenin radyolojik özellikleri, kişinin hastalık geçmişi ve bazı kan değerleri hekimlere kitlenin kanser olup olmadığı hakkında ipuçları verir. Bazı bulgular o kadar özeldir ki onların varlığında kitle kesin iyi huylu (benign) ya da kesin kötü huylu (malign / kanser) demek mümkün olur. Bazen de birkaç farklı görüntüleme yöntemi uygulanmasına rağmen kesin karar verilemez ve emin olmak için biyopsi yapmak gerekir. Karaciğer kanserine ilişkin detaylı bilgi için içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.

Prof. Dr. Gökhan Moray
Bayındır Söğütözü Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı

03.02.2023




loading
x

Randevu Talebi Oluşturma

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız