Uzun yıllar amansız hastalık olarak görülen ve halk arasında ‘kan kanseri’ olarak da bilinen lösemide günümüzde gelişen tedavi yöntemleri sayesinde yüzde 90’a varan başarı sağlanabiliyor. Nedeni tam olarak bilinemeyen lösemide, diğer tüm kanserlerde olduğu gibi belirtileri önemsemek tedavide vakit kazandırıyor ve hayat kurtarıyor. Lösemide, kan hücrelerinin yapım yeri olan kemik iliği, blast adı verilen kanserli hücrelerce işgal edilir. Sonrasında normal kan hücrelerinin üretimi bozulur ve vücutta bu üretimin bozulmasının karşılığı olaraklöseminin belirtileri ortaya çıkar.

Kemik iliğinde hangi hücre tipi kanserleşme gösteriyorsa, hastalık, o akyuvar adıyla tanımlanır. Örneğin, lenfoid tip lösemi, akyuvarların bir tipi olan lenfositleri ve lenfhe sistemini de etkileyerek lenf bezelerinde şişmelerle belirti verir. Myeloid tip ise akyuvarların bir tipi olan myeloid seri hücrelerini etkiler. Lösemiler, akut ve kronik lösemiler olarak iki gruba ayrılırlar.

Löseminin nedenleri
Tek yumurta ikizlerinde, Down sendromlularda, fanconi anemisi olanlarda görülmesi hastalıkta genetik faktörlerin rol oynadığını göstermektedir. Kronik lenfositik lösemi (KLL) kalıtımsal geçişi gösterilmiş tek lösemi tipidir. Bunun yanında çoğu lösemi tipinde bazı kromozal anormallikler gösterilmiş olsa da, bunların çoğu kazanılmış genetik anormalliklerdir. AYrıca radyasyon, benzen, alkilleyici ajanlar gibi bazı kemoterapi ilaçlarına maruz kalanlarda lösemi görülme riski artmıştır. Bazı kanser tedavisinde kullanılan ilaçların DNA hasarlarına sebep olması nedeniyle ilaç uygulanmasından 5-15 yıl sonra bu kişilerde lösemi gözlenebilir. Özellikle KLL'de ırk faktörünün önemli olduğu saptanmıştır. Uzak Doğu ülkelerinde hemen hiç KLL gözlenmez. Ayrıca, radyasyonun sebep olmadığı tek lösemi tipi de KLL'dir. Lösemi kesinlikle bulaşıcı değildir.

Tanı için bir damla kan yeterli
Lösemi, tanısı güç bir hastalık değil. Bir damla kan örneğinin lam üzerine yayılıp, mikroskop altında incelenmesiyle kolaylıkla tanı konuluyor. Hangi tip lösemi olduğunun belirlenmesi için ise ilave genetik ve moleküler incelenmesi amacıyla kemik iliği örneğinin alınması gerekebilir.

Aneminin nedeni araştırılmalı
Tüm kanserlerde olduğu gibi lösemide de erken teşhis büyük önem taşıyor. Bunun için de bazı şikayetlerin dikkate alınıp ihmal edilmeden doktora gidilmesi hayat kurtarıyor. Çok sık olarak gözlenen aneminin altından da lösemi çıkabilir. Bu nedenle, aneminin sebebi bulunarak buna yönelik tedavinin yapılması gerekir.

Sık sık enfeksiyon yaşanıyorsa dikkat 
Löseminin belirti ve bulguları kemik iliğinin blast adı verilen hücreler tarafından işgali nedeniyle normal hücrelerin üretiminin engellenmesi, görevlerinin bozulması ve çeşitli organların lösemik hücreler tarafından tutulması nedeniyle oluşur. Bunlar arasında; enfeksiyon sıklığının artması, halsizlik, çabuk yorulma, solukluk, tüm vücutta kırmızı noktalar halinde kanama odakları, diş eti ve burun kanaması, iştah kaybı, kemik ağrıları, lenf bezelerinde büyüme gözlenebilir.

Çocuklarda yüzde 90 şifa sağlanıyor 
Lösemi tedavisindeki amaç, kemik iliğinde bulunan anormal yapıdaki lösemik hücrelerin tamamen ortadan kaldırılması. Lösemide tanı konulduktan sonra uzun süreli bir kemoterapi (ilaç tedavisi) tedavisi uygulanıyor. Sonrasında ise hastanın tanı aşamasında belirlenen hastalık tipi ve risk durumuna göre, hematoloji doktoru tarafından uygun görülürse, kök hücre nakli ile tedavi ediliyor. Bazı lösemi tiplerinde, ilaç tedavisine ilave olarak radyoterapi de kullanılıyor. Çocukluk çağı lösemilerinde sadece kemoterapi ile tam şifa yüzde 90 oranında sağlanabilir. Erişkin çağı lösemilerinde 1980’lerde yüzde 10 olan iyileşme oranı, günümüzde sadece kemopterapi ile yüzde 60'lara çıkmıştır.

Hastalığın tekrar etme riski varsa, kök hücre nakli 
Günümüzde halk arasında, lösemili hastaların tek tedavi şansının, kemik iliği nakli veya diğer adıyla kök hücre nakli olduğu gibi yanlış bir kanı oluştu. Oysa hastalığın tekrarlama riski varsa ya da tanı aşamasında özellikle genetik incelemelerle hastalık gidişinin iyi olmayacağına kanaat getirilirse, kök hücre nakli yapılması uygun olur.      

İlginizi çekebilir: Torundan Dedeye Kök Hücre Nakli

Nakil sonrası takip şart
Kök hücre nakli, lösemi tedavisinde umut olarak görülse bile, tüm sorunları bitirdiği anlamına gelmez. Nakil sonrası takip (hem hastalık ve hem de nakil ile problemler açısından) nakil süreci kadar önemli. Kök hücre nakli yapılan hastaların uzun yıllar takip edilmesi gerekiyor.

Enfeksiyondan korunulmalı
Nakil sonrası özellikle enfeksiyonlar ve verilen kök hücrelerin alıcı vücudunun bazı organlarını yabancı bilip buna karşı reaksiyon geliştirmeleri gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, enfeksiyonlara karşı korunmak ve doku reddi problemleri ile mücadele için bazı noktalara çok dikkat edilmeli. Taburcu olduktan sonra uygun bir yaşantı biçimi kadar, verilen ilaçların çok düzenli kullanılması ve doktorun belirlediği uygun aralıklarla hastanın kontrolü hayati önem taşıyor.




Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git