Yaşam kalitemizin artması, ruh ve beden sağlığı açısından sağlıklı bireyler olarak yaşayabilmemiz için öncelikle kendimizi ve çevremizi çok iyi tanıyıp, erken müdahale ve tedavi şansımızı artırmalıyız.

Hastalık veya bozukluk pek çok kişi için kabullenilmesi zor bir durumdur. Hele de söz konusu olan akıl ve ruh sağlığı ise kişinin bu durumu önce kendisinin sonra da yakın çevresinin kabullenmesi ve tedavi arayışına gitmesi zaman almaktadır.

Psikiyatrik hastalıkları veya bozuklukları farketmemizi veya kabul etmemizi engelleyen faktörlerin en önemlisi damgalanma-stigmatizasyon korkusudur. Kişiler genellikle başta aile olmak üzere, iş ve sosyal çevrelerinde farklı davranılacağı, maddi ve manevi kayıplar yaşayacağı endişesi ile birtakım belirtileri görmezden gelmektedir. Kişinin yakın çevresi için de bu pek de farklı değildir. Çocuğunda, eşinde, kardeşinde, en yakın arkadaşında veya çalışanında böyle bir şeyi farketmek ve bunun için yardım arayışına girmek pek çok insanın kaçındığı bir durumdur. İşte bu yüzden değil midir ki muhtemel sosyal fobisi olan bir ergenin, akıllı, uslu, terbiyeli olarak adlandırılması veya dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan bir çocuğa çok yaramaz denmesi, antisosyal kişilik bozukluğu veya hezeyanlı bozukluk gibi durumlar nedeniyle kıskançlık ve öfke nöbetleri yaşayan bir eşin sadece eşini çok sevdiğinden bahsedilmesi ve bu durumun sosyal çevre tarafından pek çok zaman onaylanması... Psikiyatrik semptomların onaylanma ve görmezden gelinme durumlarına daha pek çok örnek verebiliriz. Ama tabii ki bu işin bir diğer tarafında da onaylanmayan ve hatta suçlanan, damgalanan bir grup var. Mental retardasyonu / zeka geriliğine bağlı davranış bozuklukları gösteren bir kişinin ailenin utancı olması nedeniyle yıllarca evin bir odasında saklanması, psikotik bozukluğu nedeniyle çocuğunu öldüren bir kadının, annelik vasıflarının sorgulanması gibi…

Peki belirtileri görmezden gelmek veya kaçınmak sadece bireysel tedavinin gecikmesine mi sebep olmaktadır?
Kaçınma, belirtileri görmezden gelme ve buna bağlı tedavinin gecikmesi yanlızca o kişiyi etkilememektedir. Aynı zamanda kişinin ortak yaşamı paylaştığı, birlikte çalıştığı herkese maddi ve manevi biçimde zarar vermektedir. Tüm dünya üzerinde ruh sağlığı desteğine ihtiyaç giderek artmakta ve eşit şartlarda ruh sağlığı hizmeti almak zorlaşmaktadır. İşte tam da bu yüzden 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Gününün bu yılki teması 'eşitliğin olmadığı dünyada ruh sağlığı' olarak belirlenmiştir. Bu nedenle ruh sağlığı çalışanları olarak hepimizin dileği yaş, cinsiyet, ırk, mezhep, din, politik ayrımlar, eğitim, maddi kaynaklar gibi farklılıkların kişilerin ruh sağlığı hizmetinden uzak kalmasına sebep olmaması yönündedir.

Uzm. Dr. Esra Uğurlu Koçer
Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Bayındır Levent Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı





Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git