Yaz... Hepimizin hasretle beklediği, tail planlarının kurulmaya başlandığı yılın belki de en güzel içimizi kıpır kıpır eden dönemi. Çocuklar içinse yaz mevsimi havuz, deniz, tatil, açık havadaki oyun mekanlarında özgürce oynamak, gezmek, doyasıya kirlenmek ve tabii ki dondurma demek.

Tatilde açık hava mekanlarını tercih eden bizler için yaz, beraberinde bir takım hastalıkları da getirebiliyor. Çocuklarda sık gördüğümüz yaz hastalılları arasında kusma ve ishal ile giden bağırsak enfeksiyonları, güneş yanıkları ve sıcak çarpması, havuz ve deniz enfeksiyonları, böcek-arı-sinek sokmaları, üst solunum yolu enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, hepatit A enfeksiyonu ve alerjik reaksiyonlar gelmekte.

Güneş yanıkları ve sıcak çarpması
Şüphesiz güneş yanıkları yazın en sık karşılaştığımız klinik tablodur. Güneş ışınların en dik olduğu 12.00-15.00 saatleri arasında fazla süre ile sıcakta kalmamaya, bu saatleri tamamen gölge olan serin bir yerde geçirmeye özen gösterilmelidir. Özellikle sarışın, açık tenli, çilli çocuklarda gelişebilecek cilt lezyonlarının şiddeti hem daha ağır hem de daha kalıcı olabilmektedir. Çocuklarda en az SPF 30 faktörlü kremler düzenli aralıklarla tekrarlanmalı ve güneşin altında olduğu süre içerisinde çocuğun bol sıvı almasına dikkat edilmelidir. Suyun içinde de güneş ışınlarından etkilenildiği unutulmamalı her ne olursa olsun özellikle çocukların en sıcak saatlerde direkt güneş altında olmamalarına özen gösterilmelidir.

Güneş yanığı eğer sadece deride kızarıklık ve hafif ağrı hissi ile kendini göstermişse bu birinci dereceden yanıktır ve 48 saatte kadar ağrı, deride gerilmei yanma hissi devam eder. Derinin losyon tarzı kremler ile nelmli ve serin tutulması ve ağrı kesici şuruplar çocuklarda birinci derece yanığa karşı uygulanacak yöntemlerdir.

Eğer güneş yanıkları çok ağrılı ve kabarcıklıysa, yüzde şişme duruma eşlik ediyorsa, ateş ve titreme varsa, baş ağrısı bayılma varsa, his kaybı varsa, genel durumu bozukluğu bilinç değişikliği varsa hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Sıcak çarpması
Boyun, ense ve kafanın uzun süre ve yoğun güneş etkisine maruz kalması durumunda oluşan, şiddetli sıcağın yol açtığı doku hasarı durumudur. Ter bezleri salgıladıkları tuzlu ter salgısı ile vücut ısısını dengelemeye çalışır ama yapamaz ve ısı vücutta hapsolarak hararete dönüşür. Aşırı su kaybından dolayı kan koyulaşır. Bu durumdan genel metabolizma dengesi etkilenir. Her insanın sıcağa dayanıklılığı çok farklıdır. Çocuklar, yaşlılar, kronik rahatsızlığı olanlar, güneşi az gören ülkelerde yaşayanlar ve açık tenli insanlar daha düşük derecelerde de güneş çarpması yaşayabilirler.

Yaz aylarında uzun süre doğrudan güneşe maruz kalmış çocuklarda şu belirtiler gözlenir:
- Mide bulantısı, 
- Şiddetli baş ağrısı, 
- Baş dönmesi, 
- Kusma,
- Huzursuzluk, 
- Çarpıntı, 
- Yüksek ateş, 
- Kas krampları, 
- Halsizlik,  
- Bilinç değişiklikleri

Güneş çarpması durumunda hasta hemen serin ve gölge olan bir yere taşınmalı, kafası ve göğüs kısmı daha yukarda olmalı, vücudu sıkan kıyafetler çıkarılmalı, bilinç bozukluğu varsa hemen ambulans çağrılmalı ve tıbbi yardım gelene kadar  ıslak bezlerle vücut serinletilmelidir.

Güneş çarpmasına karşı koruyucu önlemler:
- Güneşli günlerde kafa, bir şapka, eşarp veya şemsiye ile korunmalı 
- Sentetik olmayan pamuklu kıyafetler tercih edilmeli                     
- Yüksek faktörlü güneş koruyucuları tercih edilmeli (en az SPF 30)
- Çok miktarda su tüketilmeli
- Tatil döneminde güneşe birden çıkılmamalı, özellikle güneşin dik olduğu saatlerde güneşe çıkılmamalı
- Yaz aylarında taşıt içerisinde uzun süre kalınmamalı, seyahatlerde bol su alınmalı ve mümkünse günün serin saatlerinde seyehat tercih edilmelidir.

Burun kanaması
Sıcağın etkisi ile ortaya çıkar. Ayrıca çocuğun parmağı ile yaptığı dijital travmaya ya da geçirmekte olduğu üst solunum yolu enfeksiyonunda görülen burun mukoza kuruluğuna bağlı olabilir. Sebep sıcağa bağlıysa hemen ılık-soğuk su ile burun yıkanmalı, kafanın geriye doğru yatırılmasının aksine kafa öne doğru eğilmeli ve burun köküne mekanik baskı uygulanmalıdır. Yine burun köküne buz ile kompres de yapılabilir. Kontrol altına alınamayan durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

İsilik
Özellike yaz aylarında ve çocuklarda gördüğümüz isilik (temerarius), aşırı sıcağa ve ter salgısının artışına bağlı ter bezleri kanallarının tıkanması sonucu daha çok boyun ve omuzlarda ortaya çıkan kızarık kaşıntılı lezyonlardır. Biri küçük su baloncukları şeklinde, diğeri ise su toplayan kırmızı bir görüntü olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkar ve kaşıntıya sebep olur. Yeni doğmuş bebeklerde görülme olasılığı fazladır. Sarışın ve açık tenli bebekler daha fazla risk altındadır. Omuz ve sırt başta olmak üzere, alın, göz kapağı, burun, diz kapağı arkası gibi bölgelerde de kendini gösterir. Bebeklerde popo bölgesinde daha yoğundur.

Bebeklere yazın kalın ve sıkı kıyafetler giydirmek, nemlendiricinin bir katman şeklinde fazlaca yoğun  kullanılması ve sabun, şampuan gibi maddelerin kalıntıları da isiliğe neden olur. Bebeklerin sık sık altını değiştirmemek  de isiliğe neden olabilir.  Havasız ve sıcak ortamlar da bu hastalığa zemin hazırlamaktadır.

İsilik tehlikeli bir duruma yol açmaz. Oluşan baloncukların kaşınması sonucu kabuk ve enfeksiyon kapabilir. Bulaşıcılığı yoktur fakat tedavi edilmediği takdirde deri hastalıklarını tetikleyebileceği de unutulmamalıdır. Yaz aylarında bebekleri dar olmayacak şekilde, teri emecek ve serin tutacak pamuklu kıyafetler giydirmek,.her gün veya gün aşırı duş aldırmakla kontrol altına alınabilir. Serinletici losyonlar veya kremler kullanılabilir. En doğal tedavi yönteminin ise temiz deniz suyu olduğu da akıldan çıkmamalıdır.

Travmalar
Yazın gelmesiyle açık alanda yapılan faaliyetlerin artması ile düşme ve çarpma sonucu oluşan travmalar artar. Bisiklet, kaykay, paten gibi aktivitelerde başlık, dizlik vs gibi koruyucuların kullanılması kazaların hasarsız atlatılabilmesini sağlamaktadır. Travma sonucu oluşan kanamalarda öncelikle kanayan yerin üzeri dikkatle açılmalı, kanayan yara temiz bir tampon ile sarılıp elle kanayan yere bastırılmalı ve kalp hizasına yükseltilmelidir. En yakın sağlık kuruluşuna gidene kadar bu şekilde pozisyon korunmalıdır. Kırık durumunda ise kol veya bacakta eklem dışında anormal hareket, ağrı, şişilik, hareket kısıtlılığı olur. Bu gibi durumlarda eklem bölgesi hareketsiz hale getirilmek için kalın bir karton varsa atelş ile sabit konuma getirilir.

Mide-bağırsak enfeksiyonları, yaz ishalleri
Yaz aylarında ısı şartlarının artması ile gıdaların bozulması ve üzerlerinde mikropların üremesi kolaylaşır. Klinikte en sık görülen E.Coli basilinin etken olduğu turist diyaresidir. Daha çok kanalizasyon sularının karıştığı kirli sularda yüzmek, veya bu suların bulaştığı gıdaların tüketilmesi sonucu oluşur. Yeşil sulu az veya çok miktarlı dışkılama görülür. İshal vakalarında hastalığın şiddetini belirleyen en önemli unsur dışkılama miktarı ve sıklığı yani sıvı kaybının şiddetidir. İshalin en önemli istenmeyen etkisi dehidratasyon dediğimiz vücudun sıvı dengesinin bozulma halidir ve bu sıvı kaybına bağlı derecelendirilir. İdrar sıklığının azalması veya idrar çıkışının hiç olmamamsı, hafif ateş, susuzluk hissi, göz kürelerinin çökmesi, cilt elastik yapısının bozulup daha lastiksi bir kıvama gelmesi , tansiyon düşüklüğü başlıca belirtilerindendir. Eğer uzun süren ve sıvı kaybının çok olduğu bir ishal durumu varsa dehidratasyon riski de artmaktadır. İshallerde esas olan tedavi şekli vücudun kaybettiği sıvıyı ağız yolu ile geri alabilmektir. Çocuğun genel durumuna göre sıvı kaybı fazla ise ağızdan ishal diyeti uyhulanmalıdır.

İshal diyetinde öncelikle bol su, ayran, yoğurt, yoğurt çorbası, patates haşlaması, az yağlı makarna, pirinç lapası, muz, elma yedirilebilecek gıdalar arasındadır. Kola içirilmesi vücut ozmolaritesi bozduğu için önerilmemektedir. Bunları alamayan çocuklarda özel olarak hazırlanmış tuzlu şekeri ishal karışımları da kullanılır.

Geçmeyen, şiddeti gişderek artan, kan içeren ishallerde ve ağızdan sıvı alınamayan durumlarda hastaneye başvurulmalıdır. Bu tür hastalarda damar yolu açılarak damardan sıvı tedavisi yapmak gerekir.

Yaz ishallerinden korunma yolları:
- İçeceklerin ve yiyeceklerin yıkandığı suların temiz olduğundan emin olunmalıdır.
- Mümkün olduğunca dışarda satılan beklemiş yiyeceklerden tüketilmemelidir.
- Özellikle yaz aylarında açıkta satılan dondurma çocuklar için önemli bir ishal etkenidir.
- Havuz tercihi olanlar için suyun temiz, bakımının düzenli yapılmış ve klorlamasının tam olarak yapılmış olması önemlidir.
- İshal etkenlerinin çoğu ağız yolu ile alındığından ellerimizin temizliğine dikkat etmeli çocuklarımıza bu konuda bizler örnek teşkil etmeliyiz.

Üst solunum yolu enfeksiyonları
Damlacık yolu dediğimiz nefes yolu ile aldığımız etken mikroorganizmaların sebep olduğu enfeksiyonlardır. Daha çok kış aylarında olmakla birlikte yazın da görülebilir. Ateş, halsizlik, iştahsızlık, boğaz ağrısı başlıca şikayetlerdir. Etken mikroorganizmalar çoğu zaman virüsler olduğu için genelde antibiyotik tedavisi gerektirmeden istirahat ve destek tedavi ile klinik kontrol altına alınır. Buna rağmen ilerleyen olgular da olabilmektedir. Özlelikle havuz veya denizde hızlı ve derine dalmalar sonucu sinüs enfeksiyonlarının sıklığının arttığı yayınlarda bildirilmiştir.

Kulak enfeksiyonları
Özellikle kirli havuz sularından kaynaklanan etken mikroorganizmalardan dolayı dış kulak yolunda kaşıntı, pis kokulu akıntı, ağrı ve hafif ateşin olduğu yüzücü kulağı olarak da adlandırılan tablodur. Bu gibi bir durumda hastaneye başvurulmalı ve medikal tedaviye başlanıp havuz ve denize girmek bir süreliğine durdurulmalıdır.

Sarılık
Hepatit A virüsünun bulaşması ile oluaşn klinik tablodur. Kirli su,kirli el ve gıdalar bulaş yoludur. Ateş ve halsizlik ile başlayan enfeksiyona kusma karın ağrısı gözlerde ve ciltte sararma eşlik eder. Bulaşıcı olan bu hastalıkta kişi ile ortak tuvalet kullanımı, ortak tabak-çatal kullanımı olmamasına dikkat edilmelidir. Aşı ile koruyuculuğun olduğu unutulmamalıdır.

Yaz deyip de geçmemeli aslında. Oldukça fazla risklerle karşı karşıya olduğumuz kesin. Tek yapmamız gereken temizliğe, yediklerimiz ve içtiklerimize biraz özen gösterip kendimizi ve çocuklarımızı güneş, kazalar gibi faktörlerden korumak.



Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git