Tiryakiler bunu kabul etmese de sigara içmek bir alışkanlık değil, biyolojik bir hastalık. Kurtulmanın yolu ise tıpkı diğer hastalıklarda olduğu gibi doktor kontrolünde tedavi olmaktan geçiyor. Sigara bağımlılığı olanların birçoğu istedikleri zaman kendi iradeleri ile bu bağımlılıktan kurtulabileceklerini düşünüyor. “Bu işi önce kafamda bitirmeliyim” diyenler zaman zaman sigara içmeden yaşayabilseler de, ne yazık ki sadece yüzde 1’i kendi iradesi ile sigaradan tamamen kurtulabiliyor. Peki sigarayı bırakmak neden bu kadar zor ve neden tıbbi tedavi gerektiriyor?

Sigara kullanımı bir alışkanlık değil, diyabet ya da tiroit gibi bir hastalık, yani bir nikotin hastalığı. Nikotin vücutta bulunması gereken bir madde ve tıpkı hormonlar gibi vücut tarafından üretiliyor. Doğal nikotin bağırsak hareketlerini düzenliyor, damarları genişletiyor, depresyonu önlüyor, motivasyonu artırıyor. Ancak sigara içildiğinde vücuda giren nikotin o kadar yüksek oluyor ki vücudun kendi ürettiği nikotin kanalları tembelleşiyor, kapanıyor. Vücut artık nikotin üretmediği için kişi sigaranın nikotinine bağımlı hale geliyor. Bu kişi ne nikotin sakızı çiğnemekten ne de puro içmekten tatmin olmuyor. Sigara içildiğinde ise nikotin iki saniyede beyni uyarıyor ve kişi tatmin oluyor, her seferinde yine sigaraya ihtiyaç duyuyor.

Sadece yüzde 20’si psikolojik
Sigara içenler bunun bir alışkanlık olduğunu ve istedikleri zaman bırakabileceklerini düşünüyorlar. Oysa diyabet hastası olan kişi koşa koşa doktora gidiyor. Doktoruna beni tedavi et diyor, onun verdiği ilacı kullanarak iyileşiyor. Oysa sigara içen bunu bir hastalık olarak görmediğinden doktora tedavi olmak için gitmiyor. Sigara fiziksel bir bağımlılık ve bunun sadece yüzde 20’si psikolojik boyutu oluşturuyor. Bu nedenle sigara bağımlısının doktor kontrolünde tedavi edilmesi gerekiyor. 

Kırmızı kan hücreleri ölüyor
Sigara içmenin sadece sigara yakmak, dumanı çekmek gibi bir alışkanlık olmadığını, aynı zamanda bir akciğer hastalığı olduğunu unutmamak gerekiyor. Sigara dumanı yani karbonmonoksit, kanda oksijeni taşıyan kırmızı hücrelere yapışıyor. Bu durumun sonucunda kırmızı hücreler bir daha oksijen taşıyamaz hale geliyor. Örneğin, bir itfaiye eri yangında aşırı dumandan boğulursa, ona hemen oksijen vermek öldürücü oluyor çünkü vücudunda oksijen taşıyacak hücre kalmamış oluyor. İtfaiye erinin hayatını kurtarmak için önce taze kan vermek böylece oksijenin dokulara taşınmasını sağlamak gerekiyor. Sigara içenlerde de tıpkı itfaiye erinde olduğu gibi vücutta karbonmonoksit miktarı artıyor, kırmızı hücreler oksijen taşıyamaz hale geliyor ve kişi kendini hep yorgun hissediyor, cildi solgun ve kırışık oluyor, kan pıhtılaşma faktörleri bozuluyor, emboli riski artıyor, kalp damarlarında plaklar oluşuyor ve kişi eğer kalp hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmezse en son akciğer hastalıkları ortaya çıkıyor.

Akciğer yenilenir, yeter ki bırakın
Akciğerlerin vücudun çöp tenekesidir. Dışarıdan ya da içeriden gelen tüm kirler orada temizleniyor. Ancak sigara nedeniyle akciğerlerde hastalık (KOAH, amfizem) başladıktan sonra, tedavi mümkün olmuyor. İyi haber ise sigarayı bırakınca her şey yeniden başlıyor. İlk 48 saatte kan karbonmonoksitten arınıp tertemiz oluyor. Üç ay içinde akciğer kendini yeniliyor, bir sene sonra ise kalp krizi geçirme riski, hiç sigara içmeyenlerle eşit duruma geliyor.

Sigarayla kavga etmeyin
Sigarayı bırakırken temel prensip sigara ile kavga etmemek, strese girmemek. Aksi takdirde tekrar başlamak ve her defasında daha fazla içmek kaçınılmaz oluyor. Sigara her zaman bırakılabilir. Daha önce birkaç kez başarısız denemeler yapmış olmak bundan sonra sigaranın bırakılamayacağı anlamına gelmiyor. Hatta daha önce deneme yapmış olmak beynin sigarayı bırakma mekanizmasının kendini korumasını sağladığı için daha iyi sonuç veriyor. Kişi sigarayı bırakmak için kendi isteği ile medikal tedaviye başvurursa, madde bağımlılığı ya da şizofreni gibi psikiyatrik hastalıkları yoksa yüzde 95 oranında başarılı olunuyor.

Medikal tedavinin mekanizması nasıl işliyor?
Sigara, birdenbire bırakıldığında ağız kuruluğu, bağırsak hareketlerinde bozulma, aşırı huzursuzluk gibi belirtiler ortaya çıkıyor ve bunlara dayanamayan kişi tekrar sigara içmeye başlıyor. Sigarayı bırakan kişinin olumsuz etkileri yaşamaması için vücudundaki nikotin eksiği dışarıdan nikotin verilerek kapatılabiliyor. Böylece sigara içme arzusu hafifliyor. Bazı hastalarda ise nikotinin beyindeki mekanizmasının yerine geçecek ilaçlar kullanılabiliyor. Beyinde nikotinin etkilediği merkezi etkileyen bu ilaçlar sayesinde, vücut nikotinin verdiği rahatlamayı yaşıyor. Eğer hasta, sigara içme isteğinin azalmasını fırsat bilerek sigara alışkanlığını kontrol altına alabilirse bir müddet sonra sigaraya hiç ihtiyaç duymadan ayakta kalabiliyor. Vücut kendi nikotinini üretmeye başladıkça ilaç dozu da yavaş yavaş azaltılıyor. Bu amaçla kullanılan birkaç çeşit ilaç bulunuyor ve kime hangi ilacın verileceğine, ilacın dışarıdan nikotin verilerek desteklenmesine gerek olup olmadığına hastanın sigara içme alışkanlığına ve varsa diğer hastalıklarına göre karar veriliyor. İlaç kullanırken düzenli kontrol önemli.

İlaç kullanımı 6-8 hafta, bazen daha uzun sürebiiliyor. Bu süreçte hasta medikal takip altında tutuluyor. Takiplerde ilaçların kişiye olan biyolojik etkileri takip ediliyor. Hastaya sağlığının nasıl düzeldiğinin tıbbi olarak gösterilmesi motivasyon açısından yararlı oluyor. Hasta kalp ve akciğer hastalıkları ile ilgili de tedavi olduğunu fark edince korkuları azalıyor. Kendilerini daha önce sigara ile ödüllendirenler, bu ödül mekanizmasını sigarasız hayatlarında da uygulamalı. Bunun için yeni alışkanlıklar edinmek, alışveriş yapmak, etkinliklere katılmak, yeni kitaplar okumak, hatta her gün eve gidilen yolu değiştirmek gibi değişiklikler öneriliyor. Sigarayı bırakmak özellikle kadınlar için haklı olarak kilo almakla aynı anlamı taşıyor; çünkü o güne kadar nikotin ile denge içinde olan insülin seviyeleri birden bozuluyor. Bunun sonucunda kişinin yemek yeme ihtiyacı artıyor. Bu nedenle medikal tedavinin diyetisyen kontrolünü de kapsaması önem taşıyor. Kilo alımında ilk sekiz haftaya çok dikkat etmek gerekiyor. Bu süreçte davranış terapileri de sigara bırakmak isteyen hastaya büyük destek sağlıyor.  

Prof. Dr. Firuz Çelikoğlu
Bayındır Levent Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı

13.12.2018




loading
x

Randevu Talebi Oluşturma

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız