Okul Öncesi Check-Up'ın Önemi

Ülkemizdeki çocuklar 66 ayı doldurduktan sonra ilkokula başlayabilirler. Ancak özellikle okul öncesi eğitim almayan ve 72 aydan küçük olan çocuklarda, okula başlamak kaygı bozukluğuna davranış sorunlarına, okul başarısızlığına yol açabilir.

Dürtü kontrolü, el göz koordinasyonu, ince motor beceri, soyut düşünce, dikkat süresi 72 ay altında olan çocuklarda daha zayıftır.  Okul zamanı sıklıkla anne babaları sıkıntıya düşüren “ayrılık kaygısı” ise 60 ay ve altında daha yoğun görülebilir.

İlkokula başlayacak çocuklarda okula başlamadan önce bir takım gelişimlerin tamamlanmış olması gerekir. Öz bakım becerileri, sosyal duygusal gelişim, küçük ve büyük kasların gelişimi, bilişsel gelişim, algılama gelişimi, dil gelişim kavram gelişimi yeterli olmalıdır.

Okula hazır olan çocuklar nasıl anlaşılır?
- Tuvaletini yalnız başına yapabilir, elini yüzünü yıkaya bilir, dişlerini fırçalayabilir, düğmeleri ilikleyebilir, eşyalarına sahip çıkabilir.
- Kurallara uyar, gerilim ve öfkeyle başa çıkabilir.
- Sayıları, harfleri, basit şekilleri kopya edebilir. Kesebilir, boyamakta iyidir.
- Sıçrayabilir, topu tutabilir, takla atabilir.
- Algılama, dil kavrama, okulu rutinini izleyecek ölçüde gelişmiştir.
- Sayıları, renkleri, haftanın günlerini bilir, çoklu komutları anlayabilir.
- İsmini, kavramları, sıfatları, aile bireylerinin isimlerini, niçin sorularının doğru cevaplarını bilir.

Okul korkusu ya da kaygısı yaşayan çocuklarda ne yapılmalıdır?
- Ayrılığın geçici olduğu vurgulanmalıdır.
- Okul günü heyecanı, korkuyu, telaşı öne çıkarmamak gerekir.
- Vedalaşmalar kısa, sakin ve doğal olmalıdır.
- Sabırlı, kararlı ve tutarlı davranmalıdır.
- Çocuğa kızmak, suçlamak sakıncalıdır.
- Geç kalındığında, servis kaçırıldığında mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır.

Yaramazlığının nedeni görme bozukluğu olaiblir 
Önemli göz hastalıkları küçük yaşlarda ortaya çıkar. Ancak erken teşhis ve doğru tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilebilir. 0-16 yaş grubundaki çocukların gözleri korumak için; doğumu takiben ilk ay, bir yaşında, okula başlamadan önce ve okul süresince düzenli aralıklarla göz muayenesi yapılması gerekir.

Göz sağlığımız, okul sıralarında çocuğun başarısını etkilemesinin yanında, okulda uyum, sosyalleşme, paylaşma duygularını da dolaylı olarak etkilemektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştırmada okul sıralarında yaramazlık yapan çocukların %60’ında görme bozukluğu tespit edilmiştir. Okulda tahtayı rahat görmeyen çocuk, derste uyum sorunu yaşayacak ve ister istemez yaramazlık yapacaktır.

Ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar
Evde ya da dışarıda anne babalar mutlaka çocuklarının hareketlerini yakından takip etmeli.
- Özellikle bir gözünü kısma ya da kapatma yapıyorsa,
- Siyah görünmesi gereken gözbebeğin de beyaz ya da puslu renk varsa,
- Cisimleri sürekli gözüne yakın tutuyorsa,
- Başını bir yana eğerek bakıyorsa,
- Gözlerini sık sık ovuşturuyorsa,
- Bir veya iki gözün içe veya dışa kayması mevcutsa,
- Ailede göz tembelliği ya da göz bozukluğu mevcut ise hemen muayene yapılması gerekir.

Okul çağı çocuklarında sıklıkla göz tembelliği, göz kayması, görme bozuklukları ve gözyaşı kanalı tıkanıklığı görülür. Çoğu göz hastalığında erken yaşta tedavi hastalığın iyileşmesinde önemli bir yere sahiptir. 7 – 8 yaşından sonra göz tembelliği gibi hastalıkların tedavisi zorlaşmaktadır. Bu nedenle okul öncesi çocuklarının mutlaka düzenli göz muayenesi olması gerekir. Ayrıca gözlük kullanan çocukların da okul öncesi dönemde gözlük numarasının kontrol edilmesi ve varsa değişikliğe göre yeni gözlük alınması okul başarısını etkileyecektir.

Uyku kalitesi okul başarısını da etkiler 
Yenidoğan döneminde tarama testleri ile işitme kayıplarında erken tanının konulması, gereken tedavilerin planlanması ile işitme ve konuşma sorunları çözülerek, çocukların sosyal yaşama katılımların artması amaçlanmaktadır. Okul öncesi dönemde işitme kaybı da konuşma sorunları yaşayan çocukların okul başarıları açısından KBB muayenesi yapılması gereklidir.

Okul dönemi ile birlikte aileleri hastalıklar açısından zorlu bir dönem beklemektedir. Evde izole bir ortamda korunan çocuklar okulla birlikte sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonuna açık hale gelmektedir.

En sık karşılaşılan üst solunum yolu hastalıkları nezle, grip, sinüzit, boğaz/bademcik ve orta kulak enfeksiyonudur. Üst solunum yolu enfeksiyonlarını sık yaşanması okul devamlılığında aksamaya neden olabilir.

Enfeksiyon hastalıklarının tetiklediği geniz eti ve bademcik boyutlarındaki artış burun tıkanıklığı, horlama, apne, orta kulak enfeksiyonu gibi şikayetleri ortaya çıkarmaktadır. Uyku kalitesinin düşmesi konsantrasyon bozukluğuna neden olarak okul başarısını düşürmektedir.

Orta kulak enfeksiyonları ile ortaya çıkan işitme kayıpları, konuşma ve dil açısından gecikmeye neden olabilir. Duymakta güçlük çeken çocuk derslerine karşı ilgisiz, kendini ifade edemeyen çocuk çevresine karşı hırçın ve sinirli olabilir. Bu nedenle okula başlamadan önce okul döneminde yılda bir kez KBB muayenesi önem kazanmaktadır.

Okul dönemi ile birlikte alerjik hastalıklar, enfeksiyon ile karışabilir ya da enfeksiyonları tetikleyebilir. Alerji açısından şüpheli bulunan çocukların okul öncesi değerlendirilmesi gerekirse alerji testlerinin yapılması önerilir.

Dişi düşen çocukla alay edilmemeli
Yeni okul çağına gelmiş çocukların diş sağlığı, okul dönemindeki başarıları ve geleceği açısından önemlidir. 6-7 yaşlarına gelmiş bir çocuğun 1. daimi azı dişlerini sürme dönemidir. Bu dönemde ateş, ağrı, huzursuzluk, halsizlik ve isteksizlik gibi belirtiler görülebilir.

Bu dişin dışında en öndeki dişlerin de değişimi gerçekleşir. Süt dişleri düşüp yerine daimi dişler gelecektir. Benzer şikayetleri ek olarak dişsiz olunan dönemlerde utanma ve durumundan hoşnutsuzluk da görülebilir.

Okula başlayana kadar evde anne ya da bakıcı kontrolünde olan çocuklar, okul gibi enfeksiyona açık bir ortamda olmaları nedeniyle evdeki gibi düzenli ve itinalı ağız bakımlarını yapmalarını engeller. Bu nedenle çocukların okula gitmeden önce dişlerinin fırçalanması gerekir. Ayrıca gece yatmadan önce fırçalamanın yapılmış olması, sonrasında ise hiçbir şey yemeden ve içilmeden uyulması diş sağlığının korunması açısından önemlidir.

Okula başlama yaşı gelen çocukların ağız sağlığı açısından değerlendirilip varsa çürüklerinin giderilmesi, çürük önleyici dolgu önemlerini alınması ve ağız hijyeninin nasıl sağlanacağı konusunda eğitim verilmesi başarılı bir okul hayatı ve sağlıklı gençlerin gelişmesini sağlayacaktır.

Uzm. Dr. Beyhan Göksan Bulgurlu
Bayındır Levent Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Uzm. Dr. Cüneyt Ocak
Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Levent Tıp Merkezi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı 

Doç. Dr. Ethem Şahin
Bayındır İçerenköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı

Dt. Gülbin Kayalıbay
Bayındır İçerenköy Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı





Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git