Kozmetik Varis Tedavisinde Doğru Zamanlama

Kış ayları geldiğinde aslında bütün yaz boyunca gözümüzün önünde olan fakat ihmal ettiğimiz varislere yönelik harekete geçme zamanı gelmiş oluyor. Varis, aslında toplumda oldukça yaygın görülen toplardamar genişlemesi şeklinde bir rahatsızlıktır. Kimi zaman kırmızımsı örümcek ağı gibi veya kırmızı-mor çalı süpürgesi gibi sadece görsel değişiklikler şeklindedir. Kimi zaman ise özellikle ayak bileği düzeyinde ince damar çatlamaları şeklinde gözlenebilir. Genellikle ailesel yatkınlık varlığında, kadınlarda gebeliğin de tetiklediği, cinsiyet fark etmeksizin uzun süre sabit oturmanın veya ayakta durmanın oluşumda önemli rol oynadığı multifaktöriyel yüzeysel damar değişikliklerdir. Bu şekilde tanımlanan hasta grubunda kozmetik yaklaşım ön plandadır.

Varis Hastalığının Dereceleri Nelerdir?

Varisler Uluslararası kılavuzlara uygun olarak CEAP sınflandırması altında 7 derecede değerlendirilmektedir.

Aşagıda yer alan CEAP sınıfladırması tedavide kılavuz olan görsel sınıflandırma olmakla birlikte hastalığın seyri açısından değerlendirme mutlaka Renkli Doppler-Ultrason ile gerçekleştirilir.

C0: Herhangi bir bulgu yok

C1: Küçük varikoz venler (örümcek ağı şeklinde(kırmızı, mavi ince çizgilenmeler) ince görünümler veya yeşil genişlemiş damarlar (retiküler venler)

C2: Büyük variköz venler (ciltten kabarık, genişlemiş damarlar)

C3: Bacakta şişlik, ödem

C4: Renk ve doku değişiklikleri (özellikle bileklerden başlayarak cillte kızarıklık, morarma, siyahlaşma, sertleşme, ciltte incelme vb)

C5: İyileşmiş yara, ülser

C6: Açık, aktif yara, ülser

 

Varis Tanısı Nasıl Konur?

Tedaviye başlanmadan gerçekleştirilecek Venöz Renki Doppler-Ultrason tetkiki ile venöz yetmezlik açısından damar sisteminin değerlendirilir. Bu sayede gerçekleştirilecek kozmetik işlemin ne kadar uzun süre etkili olabileceği konusunda bilgi edinilmiş olur.

C1 düzeyinde varisler yani kapiller ve retiküler varisler kozmetik olarak değer taşır. Uygulanan tedavide amaç, mümkün olan en geniş alanda varis görüntsünün tamamen ortadan kaldırılmasıdır.

 

Variste Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Çap olarak daha geniş olan retiküler varislere Köpük tedavisi, daha ince olanlarda Skleroterapi, Laser veya Radyofrekans uygulaması yapılır.

Köpük tedavisi ve Skleroterapide aynı etken maddenin çeşitli konsantrasyonları kullanılır. Bu etken madde, ince toplardamarların iç yüzeyini kaplayan tek kat hücre tabakası üzerinde etkilidir. Hücre yüzeyinde hasar oluşturarak damar duvarının yapışarak kapanmasını sağlar. Yüksek konsantrasyondaki etken madde hava ile karıştırılarak kremsi bir köpük elde edilir. Bu sayede olası yan etkiden kaçınmak için yüksek konsantrasyondaki etken madde daha geniş çaplı damarlarda daha büyük alana uygulanabilir. Skleroterapide ise daha düşük konsantrasyondaki etken madde daha ince iğne uçları ile sek şekilde direk olarak damar içine enjekte edilir. Kimi zaman ince damar duvarından ciltaltına sızıntı olsa da etken madde konsantrasyonu düşük olduğu için çevre doku hasarı oluşmaz. Bu neden ile tecrübeli ellerde yan etki veya istenmeyek kozmetik sonuç ihtimali minimumdur.

Köpük tedavisinde ve Skleroterapide kullanılacak etken maddenin olası yan etkilerinden kaçınmak için mutlaka seanslara bölünerek işlem yapılır.

İnce varislere yönelik Laser uygulamasında yüksek dalga boylu ve daha derin dokuya geçme özelliği olan Laser tipleri tercih edilir. Nd:YAG Laser bu alanda iyi bir seçimdir. Laser ışını aracılığı ile ciltten belli derinlikte oluşturulan termal hasar ile damarlar yakılır. Dalga boyu seçiminin özelliği nedeni ile damar yapısı dışındaki dokuda hasar neredeyse hiç oluşmaz.

Yüzeyel Radyofrekans uygulaması ise, yine ince iletken uçlar ile ince damar uçlarına temas edilerek radyofrekans jenaratöründen elde edilen enerjinin doku üzerinde termal hasar oluştumasu ile sonuç elde edilir. Laserden en büyük farkı termal hasarın ilerilmesi için damar duvarına temas gerekliliğidir.

Laser ve Radyofrekans ile gerçekleştirilen tedavinin işlem gerçekleştirilecek alan büyüklüğü göz önüne alınarak seanslara bölünmesi uygundur.

Tedavi sürecinde Venöz Yetmezliğin varlığı da göz önüne alınarak varis çorabı kullanımı tedavi başarısı üzerinde etkilidir.

 

Varis Tedavisi Sonrası Hastayı Neler Bekler?

Bu tedavi yöntemlerinin uygulanması sonrasında geçici bir süre için güneş ışınlarına karşı hassasiyet ve olası geçici lekelenme oluşabilir. Radyofrekans uygulaması sonrasında geçici bir süre damar hatları boyunca kabuklanma dahi oluşabilir. Özellikle C1 düzeyindeki varislerde uygulanacak kozmetik tedavi için tedavi süresince güneş ışığından kaçınma gerekliliği vardır.

Sonuç olarak, kozmetik bir işem olarak Varis tedavisinde, iyileşme süreci de göz önüne alındığında en ideal zamanlama kış veya ilkbahar aylarıdır.

 

Uzm. Dr. Fatih Tanzer Serter
Bayındır İçerenköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

21.01.2026




loading
x

Randevu Talebi Oluşturma

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız