Uyku, insanın, yoksunluğu karşısında en dayanaksız olduğu, kaçınılmaz ve önlenemez bir biçimde yerine konması gereken bir durumdur.  Beynin istirahat ettiği bir süreç değil, aktif, kompleks ve dinamik bir süreçtir. Gerçek işlevi hala bilinmemesine rağmen, açık olan yemek ve içmek gibi yaşam için gerekli fizyolojik bir ihtiyaç olduğudur.

Uyku basit bir süreç değildir. Uyku beynin birçok kısmı tarafından kontrol edilen çeşitli evrelerden oluşan aktif bir süreçtir. Bu evreler gece boyunca tekrar eder ve her evrenin farklı fonksiyonları vardır. Uyku evreleri; uykuya dalış, hafif, derin ve rüya uykusu evrelerinden oluşur. Sağlıklı bir uyku tüm bu evrelerin yeterli sürelerde görülmesi ile sağlanabilir.

İnsomnia (uykusuzluk) nedir?

Uyku için yeterli fırsat ve imkan olmasına rağmen, süreğen bir şekilde uykuya başlamada, sürdürmede, dinlendirici ve kaliteli uyumada güçlük ve sonuçta gün içi işlevselliğinde bozulmalarla karakterizedir. Erişkinlerin %30-40’ı yaşamlarının bir döneminde uykusuzluk yakınmaları tanımlamakta, %10-13’ü yaşamlarını ileri derecede etkileyecek düzeyde uykusuzluk tanısını karşılamaktadır. Türkiye’de yapılan bir çalışmada kişilerin %9’u insomnia tanısını karşılamıştır. (TUTDER TAPES çalışması)

İnsomnia belirtileri nelerdir?

İnsomnia belirtileri, gün içinde yorgunluk, kırıklık, dikkat, konsantrasyon ya da bellek güçlüğü, sosyal ya da mesleki işlevsellikte bozulma ya da düşük okul performansı, duygudurum bozukluğu ya da iritabilite, gündüz uykuluğu, motivasyon, enerji ya da inisiyatifte azalma, işinde ya da araç kullanırken hata yapma veya kaza eğiliminde artma, uyku yoksunluğuna bağlı gerginlik, baş ağrısı ya da mide-bağırsak sistemine ait semptomlar, uyku hakkında endişe ve uğraşılardır.

İnsomnia neden olur?

Tıbbi özgeçmişiniz, fiziksel muayene ve bazı kan testleri uykusuzluğun nedenlerinin ortaya konulmasına faydalıdır. Çoğu vakada, uykusuzluk birkaç faktörün bileşimi sonucudur. Bu faktörler arasında uyku hakkında ne düşündüğünüz, yaşam koşullarınızın seçimi ve nerede uyuduğunuz yer alır. Bazı durumlarda tıbbi veya psikiyatrik problemler bu nedenlerle kullanılan ilaçlar uykusuzluk nedenidir. Eğer uykunuz bir aydan daha uzun süredir bozuksa ve sizin günlük işlevlerinizi bozuyorsa yardım arama zamanı gelmiştir. 

Uykuyla ilgili solunum bozuklukları, huzursuz bacaklar sendromu, psikiyatrik bozukluklar ve diğer tıbbi bozukluklar da uykusuzluğa neden olabilir.

Ayrıca elektriğin keşfi ile 100 yıl öncesine göre ortalama uyku süresinin azalmasına yol açmıştır. Bilgisayar, televizyon, iş hayatı, trafikte geçen zaman, görevler, akıllı telefonlar, ödevler, kent yaşamının getirdiği stres oluşturan faktörler insomnianın artışına yol açmaktadır.Günlük yaşantımızda oluşan stres faktörleri kronik uykusuzlukta bireysel farklılık olmakla birlikte başlatıcı faktör olarak rol oynar. Uykusuzluğun kronik hale gelmesi için genetik faktörler, kişilik yapısı, yatakta uzun zaman geçirme gibi sürdürücü faktörler de gerekli ve önemlidir.

İnsomnianın yol açtığı sorunlar

İnsomnianın yol açtığı fiziksel belirtiler olarak yaygın kas ve eklem ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik, gündüz uyku hali, hafıza sorunları, iş performansında düşüş, gerginlik, tepkisellik, dikkat eksikliği, sakarlık, konuşmada dil sürçmeleri, baş ağrısı, gözlerde kızarıklık, ellerde titreme, şeker hastalığı riskinde artış, kan basıncında yükselme gibi uzun bir liste sayılabilir.

Her beş trafik kazasından birinin uyku ilişkili olduğunu biliyoruz. Uykusuz araç kullanmak alkollü araç kullanmak kadar tehlikelidir. Uyku yoksunluğu sırasında stres hormonlarının salınımı artarken gece uykuda salınan büyüme hormonu azalır. Büyüme hormonu uykuda bedenimizi tamir edip, yara iyileşmelerini hızlandırırken, yaşlanmayı yavaşlatır. Bu hormon özellikle çocukların büyümesini de doğrudan etkiler. Bu nedenle büyüklerimiz ‘uyusun da büyüsün’ derken ne kadar haklılar...

  • Kilo artışı: Uyku yoksunluğu çeşitli hormonların salınımını bozar. ‘Doydum’ diyen leptin hormonunun salınımı azalırken ‘Açım, yemem lazım’ diyen Ghrelin hormonu az uyunduğunda artar. Bu da kilo alımı, enerji tüketiminde azalma, yüksek kalorili gıdalara düşkünlüğe neden olur. 6 saatten az uyuyanlarda 7-9 saat uyuyanlara kıyasla %30 daha fazla obezite görülür. Yeterli süre ve kalitede uyku kilo vermeyi kolaylaştırır.
  • Bağışıklığın zayıflaması: Az uyuyanlar enfeksiyonlara daha çabuk yakalanırlar. Uyku süresinin kısalması ile bağışıklıkta rol oynayan çeşitli protein oranlarında artışlar görülür. Yine kan hücrelerinden salınan enfeksiyondan koruyan moleküllerin düzeyi de azalır. Gerek virüs gerekse bakteriyel enfeksiyonlara eğilim artar. 7 saatten az uyuyanlarda soğuk algınlığı, grip benzeri enfeksiyonlar 3 kat daha sık gelişir.
  • Şeker hastalığı: Az uyuyanlarda insülin direnci artar. Uykusuzluk çeken hastalar gibi 5 saatten az uyuyanlarda da şeker hastalığı gelişimi 3 kat artmıştır.


Uyuyamamak psikolojik bir sorun mudur?

Psikolojik faktörlerle birlikte fiziksel hastalıklar ve tedavide kullanılan ilaçlar da uykusuzluğa yol açabilmektedir. Uykuda hareket bozuklukları, parasomniler, uykuda solunum bozuklukları gibi bazı primer uyku bozuklukları da uykusuzluğa yol açabilmektedir.

Uykunun ruh sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir?

İyi bir uyku fiziksel, ruhsal tamir ve yenilenmemiz için gerekli bir süreçtir. Bu yenilenme sağlanmadığında fiziksel belirtilerin yanında ruhsal olarak isteksizlik motivasyon kaybı, sinirlilik, dikkat ve bellek bozuklukları ortaya çıkmaktadır.

İnsomniyaklarda depresyon ya da diğer bir psikiyatrik bozukluk gelişme riski yüksektir. İnsomniyaklarda 3.5 yıl içinde (insomni olmayanlara göre) depresyon gelişimi 4 kat, anksiyete bozukluğu gelişimi 2 kat, madde kötüye kullanımı ya da bağımlığı da 7 kat fazla görülmektedir. Diğer taraftan hemen her psikiyatrik bozuklukta uykusuzluk belirli ve yüksek oranlarda bir belirti olarak ortaya çıkmaktadır.

Uyuyamamanın kişilik yapısı ile ilgisi var mıdır?

Kaygı seviyesi yüksek, obsesif kişilik özellikleri gösteren, kontrolcü kişilerde insomnia görülme oranı yüksektir.

İnsomnia tedavisi

Tedaviye başlamadan önce iyi bir değerlendirme yapılıp neden ortaya konmalıdır. Nedene yönelik tedavi temel prensiptir. Psikiyatrik veya fiziksel bir hastalığın bir belirtisi olarak insomnia ortaya çıkmışsa bu hastalığın tedavisi uykusuzluğun tedavisinde öncelikli olmalıdır. Yine uykuda hareket bozukluğu gibi primer bir uyku bozukluğu sonucu ortaya çıkan insomniada tedavi tamamen farklı prensiplerle yapılmalıdır. Uyku hijyeni eğitimi, bilişsel ve davranışsal tedavi yöntemleri gibi farmakolojik olmayan tedaviler kronik insomniada birincil tedavi seçenekleridir.

En temel öneriler sabah kalkış saatinin erkene alınması akşam uyku gelince yatılması, uyunmayan sürenin yatakta geçirilmemesidir. Uykusuzluğa neden olan ikincil nedenler (uykuyla ilgili solunum bozuklukları, huzursuz bacaklar sendromu, psikiyatrik bozukluklar ve diğer tıbbi bozukluklar gibi) tespit etmeli ve bunlara yönelik tedavilere öncelik vermelidir.

İnsomnia ilaç tedavisi

Uyuması için kişiye verilecek (benzodiazepinler) uyku apnesinde kişiye zarar verecektir. Yine bazı antidepresifler huzursuz bacaklar sendromu ve uykuda periyodik hareket bozukluğunda tabloyu daha kötüleştirecektir. Uykusuzluk çeken kişiler doktora başvurmadan kendi kendini tedavi maksadıyla ilaç ve alkole başvurmakta ve bu durum hastalığın kronikleşmesine yol açmaktadır. Ancak kronik insomniada, farmakolojik olmayan tedavi yaklaşımlarına rağmen cevap alınamayan hastalarda, altta yatan nedenin tedavi edilemediği olgularda da kullanılabilir.

İnsomniaya karşı kişisel önlemler

  • Sabah uyanınca yataktan çıkılmalıdır. Dinlenmek amacıyla uyumaya devam etmek dinlendirici olmadığı gibi uyku ritmini de bozabilmektedir.
  • Her sabah aynı saatte ve kalkılmalıdır. Sirkadiyen ritmi düzenlemek için belirli saatler arasında yataktan kalkılmalıdır.
  • Gündüzleri uyunmamalıdır.
  • Düzenli egzersiz yapılmalı ancak akşam saatlerinde heyecan oluşturacak aktivitelerden kaçınılmalıdır.
  • Yatak odası ses, ışık, ısı yönünden korunmuş olmalıdır.
  • Yatak odası uyku dışında çalışmak için kullanılmamalıdır.
  • Uyku saatine yakın yemek yememelidir.
  • Kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve tütün kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Uyku gelmeden yatağa gidilmemeli, yatakta uyumaya çabalamamalıdır.


Çocuklarda insomnia

Çocuklarda, sıklıkla bakıcıları tarafından bildirilen uyuma güçlüğü, uyuma güçlüğü yatma zamanına direnç veya bağımsız uyuyamama olabilir. Günümüzde çalışan anne baba işten gelip yemeklerini yedikten hemen sonra çocuklarının uyumasını bekliyor. Çocuk da bütün gün göremediği ebeveynleriyle vakit geçirmek istiyor.

Anne-baba bir taraftan günün yorgunluğunu gidermek istiyor diğer taraftan sağlık açısından çocuğun erken yatıp uykusunu almasını istiyor. Bu ikilem sonrası ebeveyn-çocuk arasında yatıp yatmama konusunda inatlaşma yaşanıyor. Bu durum da çocuğun çocuklukta ve erişkinlikte de uyku konusunda problemler yaşamasına yol açıyor.

Ergenlikte insomnia

Ergenlikte fiziksel, hormonal ve ruhsal yapıdaki değişiklikler uykuyu olumsuz etkileyebilmektedir. Günümüzde gençler arasında yoğun olan internet alışkanlığı da uyku düzenini bozan faktörlerin başında gelmektedir. İnternet alışkanlığı, gençlerin uzun saatlerini bilgisayar başında geçirmelerine yol açıyor. Gündüz vakitlerini okul ve işte geçiren gençler akşamlarını internet başında harcıyor.

Gece geç saatlere hatta sabaha kadar internet, online oynanan strateji oyunları uyarılmışlığı artırarak uyku bozukluğuna yol açıyor. Bu durum okul yaşamını olumsuz etkilediği gibi iş yaşamına atılan gençlerde adaptasyon sorunu ortaya çıkarıyor. Bu kişiler bir türlü normal mesai düzenine alışamıyor.

Yatakta uykunun gelmesini beklemek doğru mudur?

Hayır. Uykusuzluğun kalıcı hale gelmesinin en önemli nedeni yatakta uzun zaman geçirmektir. Uykusuzluğun nedenini açıklamaya çalışan birçok teori genetik bir yatkınlık ve sonrasında yatakta uzun zaman geçirmeyi temel neden olarak göstermektedir. Uyumadan yatakta dönüp durulurken çoğunlukla sıkıntı verici düşünceler akla gelir. Bu düşüncelerin artırdığı sıkıntı uyarılmışlığa yol açmakta bunun sonucu uyku açılmakta, uyku açıldıkça sıkıntı artmaktadır. Bu durumu düzeltmenin yolu yataktan çıkıp bir şeylerle uğraşmaktır.

Televizyon karşısında uyumaya çalışmak doğru mudur?

Televizyon karşısında uyuma çabası sık başvurulan yöntemlerden biridir. Televizyon ekranından gelen ve değişen ışık uyaran niteliğindedir. Uykuya geçişi kolaylaştırsa bile uykunun iç kalitesini bozmaktadır. Uyuyabilmek için gösterilen her çaba uykuyu olumsuz etkilemektedir. Uyku çağırdıkça kaçan bir haldir.

Prof. Dr. Fuat Özgen
Bayındır Söğütözü Hastanesi Psikiyatri ve Uyku Bozuklukları Uzmanı

08.02.2024




loading
x

Randevu Talebi Oluşturma

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız