Estetik

BAŞTAN AŞAĞI BEDENE ESTETİK DOKUNUŞLAR

Yaz geliyor, bedenimiz gün ışığına çıkıyor. Kendisiyle, vücuduyla memnuniyetsizlikleri olanlar için estetik ameliyatlar kurtarıcı oluyor ve ruh halinde pozitif bir etki yaratıyor.

Vücudunuzla ilgili beden imaj algınızı bozan, sizi aynalara küstüren kusurlardan kurtulmak için, birçok estetik cerrahi yöntem bulunuyor. Günümüzde birkaç saatlik ameliyatlar ve hızlı iyileşme imkânları sayesinde bu yöntemlere başvuranların sayısı da artıyor. Bayındır Hastanesi Söğütözü Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Deveci, sağlıklı beslenen, düzenli egzersiz yapan ve kilosunu belli sınırlar içerisinde koruyabilen kişilerin vücut şekillendirme ameliyatları için en uygun adaylar olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Deveci vücudun tüm bölgeleri için çözüm seçeneklerini anlattı.

ESTETİK GÖZ KAPAĞI AMELİYATI

Yaşın ilerlemesi ve yer çekiminin etkisi ile kaşlarda, üst ve alt göz kapaklarında deri gevşemesi, deri fazlalığı ve sarkması oluşuyor. Bununla birlikte özellikle alt göz kapaklarında yağ dokularının öne doğru fıtıklaşması ile torbalanma olabiliyor. Bu durum, estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması ile kişinin görmesini engelleyebiliyor.

Nasıl uygulanıyor?

Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınıyor ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendiriliyor, varsa fazla görülen yağ kitlesi de alınıyor. Üst göz kapağında kapak boyunca bir iz kalıyor ancak bu iz kapak kıvrımına uygun olacağı için sadece çok yakından bakıldığında görülüyor. Alt kapakta ise kirpiklerin hemen altında bir iz kalıyor, izin devamı yan tarafta normal deri çizgisi gibi duruyor. İşlem çoğu kez lokal anestezi ile yapılıyor ancak hasta tercihine göre sedasyon da uygulanabiliyor. Hastanın mevcut şikâyetlerine göre sadece üst veya alt kapaklar ya da hem alt hem üst kapaklar aynı anda ameliyat edilebiliyor. Ameliyat ortalama 1-1.5 saat sürüyor.

Ameliyat sonrası

Ameliyat sonrası dönem genellikle rahat geçiyor. Göz etrafında şişlik ve morarma olabiliyor. Gözlerde kuruluk, yanma hissi, görme bulanıklığı ortaya çıkabiliyor. Gözyaşı artabiliyor, gözler ışıktan bir süre rahatsız olabiliyor. Hasta ilk günlerde gözünü tam olarak kapatamayabiliyor. Bunlar ilk hafta içinde kendiliğinden geçiyor. Hasta ameliyattan yedi gün sonra işine dönebiliyor. Bu işlemin sonucunda hem güzel bir görünüm elde ediliyor hem de kişinin rahat görmesi sağlanıyor.

BOTOKS ENJEKSİYONU

Yüzümüzde mimiklerimizi her hareket ettirdiğimizde yani güldüğümüz, kızdığımız, şaşırdığımızda cilt altındaki kaslar hareket ediyor. Bu hareketlerin sürekli tekrarlanması ile zamanla yüzde kırışıklıklar oluşuyor. Bu kırışıklıklara dinamik kırışıklıklar adı veriliyor.

Kişinin mimiklerini kullanma sıklığı, güneşe maruz kaldığı süre, cilt ve kas yapısı, yaş ve cinsiyet bu kırışıklıkların seviyesinde belirleyici oluyor. Botoks, zamanla yüzde oluşan bu dinamik kırışıklıkları, çizgileri azaltan basit, cerrahi olmayan bir uygulama olarak tercih ediliyor.

Hangi bölgelere uygulanıyor?

Özellikle mimik kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan alın bölgesi, kaş arası ve göz kenarı çizgileri bu tedaviye son derece iyi cevap veriyor. Ayrıca el, ayak ve koltuk altı bölgelerinin terleme tedavisinde botoks ile başarılı sonuçlar alınıyor.

Nasıl uygulanıyor?

Clostridum Botulinum bakterisinden üretilmiş doğal, saflaştırılmış bir protein olan botoks, kırışıklığa yol açan kaslara ince uçlu enjektörler ile çok düşük dozlarda uygulanıyor.

Nasıl etki ediyor?

Botoks, dinamik kırışıklıklara yol açan kasların geçici süre ile fonksiyonlarını bloke ederek etkisini gösteriyor, etkisi uygulandığı bölge ile sınırlı kalıyor, vücut içerisinde dolaşmıyor. Enjeksiyon uygulamasından sonra çok az ve kısa süreli batma hissi duyulabiliyor, uygulama tamamlandığında genellikle hiçbir ağrı kalmıyor. Beş dakikalık bir uygulama ile üçüncü günden itibaren etki başlıyor, üç hafta içinde etkisi en üst seviyeye çıkıyor ve 4-6 aya kadar etkisi devam ediyor. İyileşme süreci gerektirmeyen bir uygulama olduğu için birçok kişi uygulama sonrası işine ve günlük hayatına geri dönebiliyor. Botoksun etkisi tamamen geçtiği zaman, dokular enjeksiyon öncesi durumuna dönüyor. Botoks bir kez uygulandıktan sonra tekrar yaptırma zorunluluğu bulunmuyor.

DOLGU TEDAVİSİ

Estetik cerrahinin en sık yapılan uygulamalarından biri olan dolgu tedavisi, özellikle ağız ve burun çevresinde görülen derin olukların giderilmesi, ince dudakların dolgunlaştırılması, yaşlanan yüzde derinin incelmesi nedeniyle ortaya çıkan ince kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla kullanılıyor. Dolgu tedavisinde günümüzde etkileri en aza indirilmiş ve vücut dokularını taklit eden hyaluronik asit ve benzeri sentetik ürünlerden yararlanılıyor. Bu ürünlerin en önemli dezavantajı uygulamadan sonra dolgu maddesinin vücut tarafından eritilerek ortadan kaldırılması ve dolayısıyla yeniden uygulama gerekliliğinin olması. Bir seçenek olarak vücut tarafından yıkılamayan ve etkisi bu nedenle kalıcı olan sentetik dolgu maddeleri üretildi. Ancak bu maddelerin vücutta yabancı madde etkisi oluşturması, duyarlılık sorunları ve istenmeyen etkiler oluştuğunda vücuttan uzaklaştırılmasının mümkün olmaması gibi nedenlerle kullanımında ciddi sorunlar söz konusu oluyor.

Hangi dolgu kullanılmalı?

Her iki seçenekle ilgili sorunların ortadan kaldırılmasında en akılcı çözüm hastanın kendi dokuları ile dolgu ve derinin gençleştirilmesi işleminin yapılması. Uzun zamandır, hastanın kendisinden yağ dokusu alındıktan sonra bazı işlemlerden geçirilerek hastanın istenen bölgelerine enjeksiyonu yapılabiliyor.

Bu işlemin de kalıcı olmaması ve uygulanan yağ dokusunun yüzde 50-70’inin vücut tarafından eritilmesinin üstesinden gelmek için gerekli olandan fazla yağ enjeksiyonu ya da yineleyen enjeksiyonlar yapılıyor.

Yağ enjeksiyonu uygulamasının bir cerrahi işlem olması, her defasında yağın yeniden alınma zorunluluğu, dudak ve yanak bölgesinde dolgu maddesi olarak kullanımının uygun olmasına rağmen ince kırışıklıklara neden olan derinin kalınlaştırılmasına uygun olmaması gibi dezavantajları bulunuyor.

BAĞ DOKUSU HÜCRESİ ENJEKSİYONU

İnce kırışıklıkların tedavisinde bir diğer seçenek de, hastanın kendisinden alınan küçük bir parça deriden laboratuvar ortamında bağ dokusu hücreleri üretilmesi. Bu hücreler hastaya enjeksiyon yoluyla uygulanıyor ve dolgu maddelerindeki tüm dezavantajlardan korunarak istenilen sonuç elde ediliyor.

Nasıl tedavi ediliyor?

Yapılan işlem basit olarak insan derisinin dermis olarak isimlendirilen ve asıl deri kitlesini oluşturan hücrelerinin vücut dışında sayılarının arttırılması. Bu, hem yaşlanma nedeniyle hacmini kaybetmiş dokuları tamamlamak hem de yaşla birlikte kalınlığı azalmış olan deri yapı taşının asıl üreticisi olan hücrenin, istenen bölgede sayısı ve fonksiyonunun artırılması amacıyla yapılıyor. Böylece söz konusu hücrelerin sayı ve fonksiyon olarak azalması nedeniyle ortaya çıkan sonuç, bu hücrelerin restorasyonu ile tedavi edilmiş oluyor.

Nasıl uygulanıyor?

Klinikte uygulama için önce lokal anestezi altında hastanın yara izini kolayca saklayabileceği kulak arkası ya da kasık bölgesinden 1-2 cm2 deri alınıyor ve burası dikişler yardımı ile kapatılıyor.

Alınan deri parçası özel bir çözelti içinde laboratuvara gönderiliyor. Bu örnekten özel hücre kültürü işlemleri ile ortalama üç hafta içinde üretilen hücreler, yine özel bir çözelti içinde hazırlanarak hastaya uygulamaya hazır halde kliniğe gönderiliyor. Enjeksiyon sırasında anesteziye ihtiyaç duyuluyor. Enjeksiyon dolgu amacıyla yapılıyorsa, o sırada elde edilen sonuç kalıcı oluyor. Eğer amaç yüz gençleştirme ise sonuçlar 3-4 hafta sonra ortaya çıkıyor.

YÜZ GERME AMELİYATI

Diğer adı da‘Rhytidectomy’ olan yüz germe ameliyatı ile yüz ve boyun derisindeki sarkıklıklar gideriliyor, varsa çene altındaki yağlanma ortadan kaldırılıyor, deri altı dokusu takviye ediliyor. Bu işlem ile yüzün daha güzel ve genç görünmesi amaçlanıyor. İşlem genellikle 40 yaşın üzerindeki hastalara uygulanıyor.

Nasıl uygulanıyor?

Sigara kullananların, mutlaka ameliyattan 10 gün önce bırakması gerekiyor. Cerrahi girişim ameliyathanede anestezi uzmanının gözetiminde, genel anestezi vermeden sedasyon ile yapılıyor. Normal şartlarda 2-2.5 saat sürüyor. Hasta aynı gün evine dönebiliyor. Ameliyat izleri şakak bölgesinde saçlı deri içinde, kulak önü ve arkasında gizleniyor. Çene altı bölgesindeki yağlar alınırsa çene altında 3-5 mm.’lik bir iz kalabiliyor.

Ameliyat sonrası

Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçiyor. Yüzde genel bir şişlik ve morarma, uyuşukluk ve gerginlik hissi olabiliyor. Ameliyat esnasında yüz sinirleri anesteziden hafif derecede etkilenebileceğinden yüzde hafif asimetriler görülüyor ve 3-5 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Gözler, burun ve ağız açık bırakılacak şekilde baş sargısı uygulanıyor. Genel kontrol ve pansuman değişimi yapılıyor. Saçlar yıkanabiliyor, gerekirse sargı yeniden konuluyor. Dikişler 5-7 gün sonra alınıyor. Hasta ameliyattan 10-12 gün sonra işine dönebiliyor ve makyaj yapabiliyor. Üç hafta boyunca ağır egzersizlerden kaçınmak ve dış darbelerden korunma öneriliyor.



Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git