Kanser tedavisinde artık akıllı ilaçlar dönemi başladı. Şimdilik sadece belli hasta gruplarında kullanılmaya başlanan ve kanserli hücreleri öldürürken sağlıklı hücrelere etki etmeyen akıllı ilaçların ciddi yan etkileri de yok.

Hücrelerin, anormal hale dönüşen işlevlerini bloke etmek amacıyla üretilen hedefe yönelik ilaçlara, ‘akıllı ilaçlar’ diyoruz. Bu ilaçlar direkt olarak kanser hücresini hedef alır. Normal hücrelerde reseptör de dediğimiz bazı algaçlar vardır. Bunları, hücrenin iletişimini sağlayan birer anten gibi düşünebiliriz. Bu algaçların hücrelerin uyarılarını alan ve bu uyarıları aldıkça fonksiyon gören bir iletişim sistemleri vardır. Bu uyarılara karşı hücreler de bir cevap verir. Kanser hücreleri ise farklı olarak, hücrenin çoğalması, büyümesi veya başka bir yere yayılması ile ilgili gelen uyarıları daha fazla algılar ve daha fazla cevap verirler. Bu algılama, algaçlar sayesinde olabileceği gibi, yolaklar sayesinde de olabilir. Bu yolaklar da bazen bozulur veya artar; bunun sonucunda da hücre fonksiyonları fazlalaşır, kanser hücreleri daha hızlı çoğalmaya başlar. İşte bu çoğalan hücrelerin bozuk mekanizmalarını etkilemeye çalışan ilaçlara, ‘hedefe yönelik ilaçlar’ diyoruz.

İki tür akıllı ilaç var
Hedefe yönelik ilaçlar genel olarak iki gruba ayrılır. Algaçları bağlamak veya onların fonksiyonlarını kilitlemek/bloke etmek şeklinde çalışan ilaçlara monoklonal antikor tarzı ilaçlar diyoruz. İkinci büyük grupta ise daha küçük moleküllerden oluşan, algaçlı veya algaçsız hücre içindeki çekirdekten çıkan uyarılar sonucundaki bu hücre içi fonksiyonların artmasını bloke eden ilaçlar vardır. Bunlar daha çok hücre içini etkileyen ilaçlardır. Monoklonal antikorlar daha çok serum yolu ile verilirken, diğerleri tablet tarzındadır.

Klasik kemoterapiden farklı
Kanser hücreleri normal hücrelerden daha fazla çoğalır. Klasik kemoterapiler daha çok çoğalan hücreler üzerinde etkilidir. Çoğalma aşamasında olan hücreleri bulup bloke eder, onları öldürür. Hedefe yönelik ilaçlar ise herhangi bir hücre çoğalsın veya çoğalmasın kanser hücresine spesifik olarak etki eder veya o kanserde farklı görülen bir yapıyı bloke etmeye yönelik çalışır. Aralarındaki en büyük fark da budur. Bu fark sonucunda da iki tedavi arasında yan etki farkları olabilir.

Klasik kemoterapi ilaçları bölünen tüm hücreleri bloke ettiği için, bölünen normal hücreleri de yok eder. Kemik iliği hücresi, ağız mukozası  hücresi, saç hücreleri daha fazla çoğalmaya giren hücre gruplarıdır. Dolayısıyla kemoterapi bunları da bloke ettiği için yan etkileri de daha çok buralarda görülür; kemik iliğini bloke etmek, saç dökülmesi, bağırsaklarda veya ağızda yara veya ishal gibi…

İlaç kanserli hücreyi tanıyor
Bir hücrede normalde iki veya üç tane anten vardır, kanser hücresinde bu antenlerden yüz hatta bin tane mevcuttur. Verdiğiniz ve bu antenlere yapışması gereken ilaç, tabii ki üzerinde iki tane değil yüz tane, bin tane anten olan hücreye yapışır. Dolayısıyla seçici olarak daha çok onu bloke eder.

Her kanser türünde etkili
Akıllı ilaçlar artık hemen hemen her kanser türünde kullanılıyor. İlk başta kadınlarda yıllardır hormon tedavisi olarak bildiğimiz aslında bir akıllı ilaç olan anti-östrojenler vardı. Bunlar neredeyse 30-40 yıldır kullanılıyor. Yine benzer şekilde hücreyi uyaran, östrojeni bağlayan algaçlar vardır. İlaçlar, bu algaçlarla rekabete girerek östrojenin bağlanmasını ve dolayısıyla hücrenin uyarılmasını bloke eder. Şu anda meme kanseriyle ilgili birçok yeni, hedefe yönelik ilaç bulunmaktadır. Her vakada olmasa da kalınbağırsak, mide kanseri, akciğer kanserinin bir bölümü ile yumuşak doku, kemik iliği, lenfoma, pankreas gibi birçok kanser türünde de bu ilaçlar kullanılabilmektedir.

Halihazırda normal hücrelerden farklı olan yapıları veya işlem gören yolakları fark ettiğimiz anda onu bloke etmeye çalışırız. Diğer yandan yeni ilaçlar geliştirilmektedir. Yani artık tedaviler hep hedefe yönelik ilaçlar şeklinde gelişmektedir.

Tedavi başarısı yüksek
Klasik kemoterapilerde belli kanser türlerinde belli cevaplar alınabiliyordu, yani hastanın ömrü uzuyordu. Erken dönem tümörlerini ise ameliyatla, yardımcı tedavilerle, kemoterapilerle, hormonlarla çoğu zaman tedavi edebiliyoruz. Bazı kanser türleri ise ilerlemiş olsa bile klasik yöntemlerle de çözülebiliyor. Bunların üzerine hedefe yönelik  ilaçların da eklenmesiyle tedavi şansları biraz daha arttı. Ancak ilerlemiş birçok kanser türünde halen tam anlamıyla kür sağlanamıyor.

Kür, hastanın şifa bulması, artık hasta olmaması anlamına gelir. Bu kanserlerde kemoterapiler belli süre yaşam süresini uzatabilirken, hedefe yönelik ilaçlar, bu tedavilere ilave katkılar sağladı. Örneğin karaciğere metastaz yapmış bir kalınbağırsak tümörü olan hasta 3-6 ay yaşıyorken, bu yeni kemoterapilerle bu süre birkaç seneye, akıllı ilaç ilavesiyle de beş seneye kadar uzadı. Yeni geliştirilen ilaçlarla bu süreler daha da uzatılabilecek. Ama akıllı ilaç olsa bile hala kür sağlanmış olan hastalık grubu istenilen düzeyde değil. Ancak miyalom, lösemi gibi hastalıklarda yaşam süresi 20-25 yıla kadar uzatılabiliyor.

Akıllı ilaçlar hastaya ilave bir yaşam süresi sağlıyor. Akciğer kanserinin bir tipinde, hastanın hiç kemoterapi görmeden sadece basit bir ilaçla ömrü, 1-2 seneden 4-5 seneye çıkabiliyor. Ölümcül hastalar bir ilaçla sekiz ay, ikinci bir ilaçla 16 ay hatta iki sene yaşayabiliyor. Bunlar geliştikçe hastaların yaşam süresi de artacak.

Kemoterapi gibi yan etkileri yok
Klasik kemoterapiler kemik iliğini baskıladığı için ciddi kan düşüklüğüne sebep olur, enfeksiyonlara meyil artar. Akıllı ilaçlarda bu söz konusu olmaz. Aralarındaki en büyük fark da budur. Hedefe yönelik ilaçlarda ciltte döküntüler en sık olarak görülen yan etkilerdir. Bazen tansiyonla ilgili sorunlar olabilir. Yaraların iyileşmesi gecikebilir, pıhtılaşma kolaylaşabilir, burun kanaması görülebilir.

Bazen saç rengi değişikliği olabilir. Böbrek fonksiyonları, kan basıncı, karaciğer fonksiyonları etkilenebilir. Kemoterapiden farklı yan etkileri olsa da hekim kontrolüyle kullanıldıkça, deneyimler arttıkça bunlar daha tolere edilebilir hale  gelecektir. Geleceğe akıllı ilaçlar hakim olacak gibi görünüyor.
 





Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git