Her geçen gün hepimiz gözlerimizi kapatıyoruz ve geçen yıl bu zamanlar acaba ne yapıyordum diye düşünüyoruz. Bunu neredeyse 1 yıldır farklı dönemlerde tekrarlıyoruz. Tatillerimizi, eğitimlerimizi, eğlenmek için yaptıklarımızı, alışveriş biçimimizi, kısaca her şeyi gözden geçiriyoruz. Peki ya ilişkilerimizi? Coronavirüs ile savaşırken ilişkilerimizde evrildik mi, devrildik mi?

Aşk, hayatımızın herhangi bir döneminde vazgeçemediğimiz en temel duygulardan biri… Oturup düşündüğümüzde mantıklı bir neden-sonuç ilişkisine bağlayamıyoruz belki ama içine düştüğümüzde yaşanmasından daha mantıklı başka bir şey de düşünemiyoruz… Aşk, hayatımızda eksikliğini hissettiğimiz eşsiz bir duygu. Aynı zamanda sanki mutluluğun başlangıcı gibi düşündüğümüz bir tamamlama davranışı…

Pandemide aşk başkadır!
Son 1 yıldır pandemi ile birlikte o eşsiz, vazgeçemediğimiz duyguya neler oldu, pandemi günlerinde aşk ve ilişkiler nasıl yaşandı? Alınan kararlar, başlayan ilişkiler, biten ilişkiler, birbirini, ilk kez ve samimi şekilde keşfedenler, aslında hiç tanımadığını düşünmeye başlayanlar, daha çok sevenler, daha çok nefret edenler…Hayat son bir yıldır her anlamda bizi hazırlıksız yakaladı. Öyle hazırlıksızdık ki, en yakınımızla birlikte 48 saat evde zaman geçirmek bile yeni bir deneyim gibiydi. Birlikte yaşayanlar birbirlerini görmeye, keşfetmeye ve tanımaya başladılar. İlişkiler evdeki düzenin değişmesiyle yeniden şekillendi. İlişkilerdeki sahiplenme duygusu, koruma kollama içgüdüsü artmaya başladı. Sadece hastalık kapmaktan değil, sevdiğini kaybetmekten de kaygı duyan kişiler daha özenli, daha anlayışlı, daha korumacı olmaya başladı. Güven duygusu arttı birçok ilişkide. Kırgınlıklarını bir tarafa bıraktı insanlar ve en yakınlarına sıkıca sarılmaya, onarmaya başladılar ilişkilerini...

"Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli"
Aşk her zaman el ele, göz göze, dipdibe yaşanan bir duygu değil elbet. Yıllardır dinlediğimiz şarkılar, okuduğumuz romanlar, şiirler, öyküler hep bize bunu söylemedi mi? Aşk uzak kalmaktı, aşk kavuşamamaktı, aşk kavuşamayacağını bile bile sevmekti, yanmaktı, başkasını düşünememekti. Peki gerçekten böyle mi? Pandemi sürecinde kavuşamayanlar birbirlerini daha mı çok sevdi, daha mı çok bağlandı veya aşkları daha mı anlamlı oldu? Uzak ilişki kavramına pandemi ile birlikte yeni bir tanımlama geldi: mecburi uzak ilişki… Hayatımızda bazı durumlar mecburen yaşanmaya başladığında ve en önemlisi  kişinin tercihi olmaktan çıktığında çatışmayı azalttığını biliyoruz. Seninle buluşmayı tercih etmiyor değilim, pandemi izin vermiyor… Hafta sonu yanına gelmeyi çok istiyorum ama yasaklar var, uçuşlar açılmadı…Arkadaşlarımla vakit geçirdiğim için değil evden çıkamadığım için görüşemiyoruz… Pandemi öncesi özellikle uzak ilişkilerde sorun haline gelen pek çok durum ilişkilerin normali haline geldi. Sabır arttı, kontrol etme isteği azaldı, bir çeşit kabullenme yaşandı. Aşkta sular duruldu…

Sosyal mesafeli aşk
Bu süreçte tek başına kalmamak için ilişkisine devam edenler olduğu gibi bunu fırsat bilip tek başına kalabilmek için ilişkisini bitirenler oldu. Uzun süreli ve bir türlü nokta konulamayan bazı ilişkiler için tam anlamıyla fırsat oldu. İlişkilerin bir kısmı kendiliğinden bitti, bir kısmı için de uzaklık bahane olmuş oldu.

İlişki kurmak, iletişimde olmak, dokunmak, sarılmak, gözünün içine bakmak, aynı havayı solumak, yakın olmak, yakın hissetmek… Bunlar hayatımızın gerçeğiyken birden araya mesafeler girdi ve herkes farklı şekillerde etkilendi. Sosyal mesafe dediğimiz şey basit gibi görünen iki kelimeden ibaret bir tanımlama. Peki herkes için böyle mi gerçekten? Aylardır sosyal medyadan sürekli mesafe çağrısı yapıyoruz hepimiz bıkmadan usanmadan. Peki acaba kimler nasıl etkileniyor üzerine düşünüyor muyuz? Sosyal mesafe kavramı yalnız yaşayan kişiler için çok daha anlamlı bir tanımlama. İşe gidebilmek, akşam çıkışta arkadaşlarıyla sosyalleşebilmek, bir organizasyona katılabilmek, konsere, dansa gidebilmek sağlıklı ve sürdürülebilir iletişim kurma fırsatları doğururken birden evden çalışmanın hayata geçmesi ve yasaklar gelmesiyle tüm alışkanlıklarımız değişmek zorunda kaldı.

Yaklaşık 20 yıldan uzun süredir sosyal medya üzerinden farklı platformlardan ilişkilerin başladığını, devam ettiğini, bazen sonlandığını gördük, buna alıştık, hatta böyle başlayan ilişkiler için birbirimizi cesaretlendirdik. Bu ilişkilere önce alıştık, sonra da karıştık bu sosyal medya ortamına. Ama pandeminin gelmesiyle oyunun kuralları tamamen değişti. “Sosyal medyada yaşanan sosyal medyada kalacak” dendi. “Konuşabilirsiniz isterseniz, sesli ve/veya görüntülü görüşebilirsiniz ama bir araya gelemezsiniz, dokunamazsınız, sarılamazsınız” denildi. Hiç tanımadığın insanla buluşmak, görüşmek sadece güvenlik açısından dikkat edilmesi gereken bir durumdu, kişinin başına bir şeyler gelebilirdi, ilk buluşma için kalabalık ortamlar tercih edilmeliydi. Ta ki koronaya kadar…

Kalabalık ortam kavramının hayatımızdan neredeyse silindiği bir durumda bulduk kendimizi…Bu da ilişki kurabilmek için gereken güven duygusunu, güvende kalma ihtiyacını zorlamaya başladı. Sen kimsin? Seni güven çemberime alabilir miyim? Ekrandan güveniyorum ama seninle yalnız kalabilir miyim?” gibi sorular zihinleri zorlamaya ve tek başına en azından güvendeyim bir süre daha bekleyebilirim ilişki kurmadan düşüncesini perçinlemeye başladı. Gelgelelim burada da tek başına kalmış olmak güvenli ilişki kuramama hali, dokunma, temas ihtiyacının artması pandemi süreci uzadıkça yanlızlık hissini ve kişilerin sağlıklı ilişkiler kurabilme umudunu kırmaya başladı. 

Umarız ki önümüzdeki yıl pandemiyi geride bırakıp, yeniden umudumuzun yeşerdiği, aşkı doya doya hissedebileceğimiz bir 14 Şubat Sevgililer Günü geçiririz.

Uzm. Dr. Esra Uğurlu Koçer
Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Bayındır Levent Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı

 





Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metninde belirtilen amaç ve bağlı amaçlar dahilinde işlenmesine ve aktarılmasına muvafakatettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Penta Sağlık Hizmetleri A.Ş., Bayek Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. (hepsi birlikte Bayındır Sağlık Grubu olarak anılacaktır) tarafından her türlü bilgilendirme, etkinlik, duyuru, anket, tanıtım, açılış, davet vb. hatırlatmaları ile diğer sair iletişim çalışmaları kapsamında tarafıma ticari elektronik ileti (arama, SMS, e-posta vb.) gönderilmesini kabul ediyorum.

Lütfen Üstteki Kutucuğu işaretleyiniz!

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git