Vajinal enfeksiyonlar

Kadınların Ortak Derdi Vajinal Enfeksiyonlar

Uzun süreli antibiyotik kullanımından hatalı hijyen uygulamalarına kadar birçok etken vajinanın doğal ortamını bozarak enfeksiyonların oluşumuna fırsat tanıyor. Oysa bunlardan korunmak da kurtulmak da çok kolay…

Her kadın hayatında en az bir defa vajinal enfeksiyon şikayeti yaşıyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına başvuran kadınlarda en sık tanı konulan sorun da bu enfeksiyonlar oluyor. Yaz aylarında görülme sıklığı biraz daha fazla olan vajinal enfeksiyonlar hakkında her kadının bilmesi gerekenleri Bayındır Hastanesi İçerenköy Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Burçin Demirel anlattı.

Kadınlarda vajinal enfeksiyonlar genellikle vajinanın doğal ortamında bulunan mikroorganizmalar tarafından ortaya çıkarılıyor. Op. Dr. Burçin Demirel bu oluşumu şöyle açıklıyor: “Vajinanın doğal ortamında baskın olarak bulunan laktobasiller iyi huylu ev sahipleridir. Sayıca baskın olan bu mikroorganizmalar belli oranda asidik bir ortam oluşturarak diğer hastalık yapan mikroorganizmaların enfeksiyon yapmasına izin vermezler. Ancak vajinanın bu doğal ortamı gebelik, sık sık vajinal duş yapılması, antibiyotik kullanımı, genel bağışıklık sisteminin düşmesi, kokulu tampon, vajinal sprey kullanımı gibi nedenlerle bozulduğunda enfeksiyonlara fırsat yaratılmış olur.” Vajinal enfeksiyonlar hastada yoğun akıntı, kaşıntı, kötü koku, ağrılı cinsel ilişki ve idrar yaparken yanma gibi şikâyetlerle kendini belli eder. Tedavinin ise enfeksiyonu ortaya çıkaran etkene bağlı olarak planlanması gerektiğini belirten Op. Dr. Burçin Demirel, “Enfeksiyonun tipini ortaya çıkan şikayetlere bakarak anlamak mümkün olur. Mantar enfeksiyonları genellikle kaşıntı, beyaz renkli, süt kesiği ya da peynir kırığı gibi akıntılarla kendini belli ederken; bakteri kaynaklı enfeksiyonlar daha çok sarı-yeşil veya grimsi akıntılarla ve özellikle cinsel ilişki sonrası ya da adet dönemlerinde artan kötü kokuyla anlaşılıyor.

Muayene sırasında akıntı karakterini değerlendirirken, vajinanın ve rahim ağzının görüntüsü de enfeksiyonu ortaya çıkaran etken hakkında bilgi verir” diyor. Birden fazla etkenin olduğunun düşünüldüğü ya da muayene ile etkenin türünün anlaşılamadığı durumlarda ise alınan örneklerin kültürü ve mikroskobik incelemesi yapılıyor.

EN SIK GÖRÜLEN VAJİNAL ENFEKSİYON ‘BAKTERİYEL VAJİNOZ’

En sık rastlanan vajinal enfeksiyon ‘bakteriyel vajinoz’ olarak tanımlanmaktadır. Normalde baskın olmayan ancak çeşitli sebeplerle oranları değişen mikroorganizmaların çoğalmasıyla ortaya çıkan bu tabloda kötü kokulu beyaz veya grimsi bir akıntı, ilişki sonrasında kötü koku miktarında artış, adet dönemlerinde bu şikâyetlerin artması gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Muayene sırasında potasyum hidroksit gibi sıvılarla vajinal akıntıdan alınan örneklerin incelenmesiyle bakteriyel vajinoz ortaya konulabiliyor ve buna göre tedavi planlanıyor. Op. Dr. Demirel, bakteriyel vajinozda etken maddesi metronidazol olan antibiyotiklerden yararlanıldığını, tedavilerin bir hafta sürebildiğini belirtiyor.

DİRENÇLİ VAKALARDA PERİYODİK TEDAVİ

Kadınlarda sık rastlanan diğer bir vajinal enfeksiyon, kandida türü mantarlar oluyor. Kadınların yüzde 75’i hayatında bir kere mantar enfeksiyonu geçiriyor, yüzde 50’si bu durumla birden fazla kez karşılaşıyor. Op. Dr. Burçin Demirel, mantar enfeksiyonun tedavisinde anti- mikotik ilaçların kullanıldığını belirterek, “Bazı hastalarda dirençli mikroorganizmalar gelişebiliyor ve bu durumda mantarın türünü tespit etmek, tedaviyi buna göre yönlendirmek gerekiyor” diyor. Dirençli vakalarda ve sık tekrarlayan enfeksiyonlarda ise periyodik tedaviler uygulanması gerekiyor.

 

BU HATAYI YAPMAYIN

Vajinal enfeksiyonların tedavisinde en sık yapılan hata, tedaviyi yarım bırakmak oluyor. Şikâyetlerinin yok olması üzerine önerilen doz ve süreyi tamamlamadan tedaviyi bırakanlarda enfeksiyonlar tekrar ediyor. İkinci tedavide aynı ilaçlardan yararlanmak mümkün olmayabiliyor.

PARAZİTLER DE GÖRÜLÜYOR

Sık rastlanan bir diğer enfeksiyon ise ‘trikomalazi’ denilen parazitler oluyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kategorisinde de değerlendirilen bu parazit daha çok sarı-yeşil, köpüklü akıntı yapıyor, vajina duvarında veya rahim ağzında küçük kanamalara neden olabiliyor. Cinsel ilişki sırasında ağrı, zorlanma veya yanma gibi şikayetlerle başvuran hastada akıntı örneğinde enfeksiyon etkeni olan parazitin görülmesi tanıyı kuvvetlendirebiliyor. Tedavisi ise yine uygun antibiyotik kullanımı.

HAVASIZ VE NEMLİ BIRAKMAYIN

Vajina doğal yapısı sayesinde sıvıların içeri girmesini engellese de havuzlarda fazla kullanılan kimyasallar vajinanın doğal ortamını bozabiliyor. Bunun yanı sıra uzun süreli ıslak mayo ile dolaşmak da sıkıntıya yol açıyor. Ortak tuvalet kullanımı da bazen enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Doğal ortamın korunması için vajinanın havasız ve ıslak kalmaması gerektiğine değinen Op. Dr. Burçin Demirel, pamuklu iç çamaşırı kullanılmasını ve günlük ped kullanılıyorsa sık değiştirilmesini öneriyor.

EŞ TEDAVİSİ DE GEREKEBİLİYOR

Vajinanın doğal florasını bozan etkenlerden biri de birden fazla partner ile beraber olmak, oral ya da makattan ilişki kurmak. Bu durumlar enfeksiyon riskini artırabiliyor. Bakteriyel ve parazitik enfeksiyonlarda ve bazen sık tekrarlayan enfeksiyonlarda eşin de tedavi edilmesi öneriliyor. Op. Dr. Demirel, erkeklerin herhangi bir şikâyetleri olmaması nedeniyle tedaviyi reddedebildiklerini ancak erkeğin de tedavi olmasının tedaviyi kalıcı hale getirdiği ve süresini kısalttığını söylüyor.

 



Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git