7 Soruda Menenjit

Menenjit, her yaşta görülebilen, ancak özellikle iki yaşın altındaki çocuklarda endişe verici tablolar yaratabilen bir hastalık.

Menenjit nedir?
Menenjit, beyin ve omuriliği saran zarların (meninks) enfeksiyonunu ifade ediyor. Meninkslerin beyin dokusu ile komşuluğu nedeniyle beraberinde beyin iltihabı da (meningoensefalit) gelişebiliyor. Çocuklarda ateşle birlikte seyreden menenjit, en sık rastlanılan santral sinir sistemi hastalıklarından birisidir.

Menenjit neden olur?
Neden mikroorganizmalardır. Her türlü mikrop menenjite neden olabilir. Hastanın yaşı ve bağışıklık düzeyi ile bağlantılı olmakla beraber ilk sırada virüsler (kabakulak, herpes virüs), bakteriler (en sık S. pneumoniae, N. meningitidis, H. influenzae tip B) ve daha az sıklıkla mantar ve parazitler geliyor. Mikroplar kan yoluyla beyin zarlarına ulaşabiliyor. Ayrıca, bunların yanı sıra, otit (kulak iltihabı), sinüzit, mastoidit gibi enfeksiyonlarda komşuluk yoluyla, daha ender olarak da kafatası ameliyatları veya delici travmaları sonrasında da mikrop meninkslere yerleşip enfeksiyona neden olabiliyorlar.

Menenjit nasıl bulaşır?
Menenjit genellikle kış ve ilkbahar aylarında, salgınlar şeklinde görülüyor. Bakteriyel menenjite neden olan etmenler genellikle insanların burun ve boğaz mukozalarında bulunuyor. Ancak her zaman hastalığa neden olmuyor. Bağışıklığın düşük olduğu zamanlarda hastalık görülüyor. Geçiş şekli insandan insana solunum yolu sekresyonları, öksürük ve hapşırmayla etrafa dağılan sıvı partikülleri yoluyla oluyor. Kreş, yurt, gündüz bakım evi, askeri kışlalar, hac, umre gibi kalabalık ortamlarda bulaşma ve taşıyıcılık olasılığı artıyor.

Kimler risk altında?
Menenjit her yaşta görülmekle beraber, özellikle beş yaş altındaki çocuklarda daha sık rastlanıyor. İki yaş altındaki çocuklarda ise mikroplara özgü bağışıklık sistemi tam gelişmediğinden dolayı ölüm oranı yüksek oluyor.

Menenjitin belirtileri nelerdir?
Etkenden bağımsız olarak tüm menenjitlerde ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma (bazen fışkırır tarzda), iştahsızlık, huzursuzluk, sinirlilik, ışık hassasiyeti, bel- boyun ağrısı ve sertliği, uyku hali, epileptik nöbet, koma görülebiliyor. Meningokoksik menenjitte deride mor-kırmızı döküntü olabiliyor.

Tanı ve tedavi nasıl planlanıyor?
Menenjitte erken teşhis ve hemen antimikrobiyal tedaviye başlamak, hastanın yaşamını korumak ve oluşabilecek komplikasyonları önlemek açısından önem taşıyor. Kesin tanı için beyin omurilik sıvısının mikrobiyolojik ve biyokimyasal incelenmesi gerekiyor. Zamanında ve yeterli tedavi edilmeyen hastalarda ölüm oranı yüksek oluyor. Ayrıca beyin absesi, felç veya organ kaybı gibi komplikasyonlar da gelişebiliyor.

Menejitten nasıl korunulur?
Dünyada ve ülkemizde gelişmiş aşı programlarında, iki aylıktan itibaren S. pneumoniae (2, 4, 6, 12’nci aylarda) ve H. İnfluenzae Tip B (2, 4, 6, 18’inci aylarda) aşılarının uygulanmasıyla beraber beş yaşın altında en sık görülen menenjit etmenlerine karşı koruma sağlandığından bunlara bağlı menenjit vakaları da daha az görülüyor. Özellikle beş yaşın altı ve adölesan döneminde sık görülen, iki yaş altında yüzde 50 oranında ölümcül olabilen bir menenjit tipi olan N. meningitidis (Meningokok) için geliştirilen ve dünyada kullanılan aşı ülkemizde de uygulanmaya başlandı. Bu aşının özellikleri, ülkelerde görülen N. meningitidis’in tipine bağlı olarak değişiyor. Ülkemizde en sık görülen tipi A ve W135 olduğu için aşı; A, C, W135, Y tiplerine karşı koruyuculuk sağlıyor. Salgın yapma özelliği olan menenjitler, toplum içinde bağışıklık düzeyinde bir düşüş olduğunda veya toplumun alışık olmadığı bir etkenle karşı karşıya kalması sonucunda ortaya çıkıyor. Meningokok menenjitinde daha önce ülkemizde en çok A tipi görülürken; hac ve umre yoluyla gelen W135 tipi son yıllarda daha çok görülmeye başlandı. Bu tür menenjitlerde, her bir hastaya karşılık yüzlerce taşıyıcının olması yani hastalık etkenini kendi hasta olmadan taşıyan kişilerin bulunması, risk oluşturabilecek kişilerin (Hac ve Umre ziyareti yapanlar, öğrenci yurtlarında yaşayanlar, askeri kışlalardakiler, sağlık personelleri) aşılanmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Kesin tanı için beyin omurilik sıvısının mikrobiyolojik ve biyokimyasal incelenmesi gerekiyor.

Uzm. Dr. Nevin Aykol
Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı





Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git