Gözümüzün renkli kısmının (iris) arkasında saydam ve numaralı doğal bir mercek (lens) vardır. Bu merceğin
yaşla birlikte saydamlığını kaybedip opaklaşmasıyla görme bozulur ve katarakt hastalığı ortaya çıkar. Daha
çok yaşlılarda görülmekle beraber, daha erken yaşlarda hatta yeni doğan bebeklerde bile görülebilir.
“Katarakt, tedavisi mümkün bir hastalık olup dünyada en çok yapılan ameliyattır” diyen Türkiye İş Bankası
iştiraki Bayındır Sağlık Grubu Göz Kliniği Direktörü Prof. Dr. Yonca Aydın Akova; katarakt hastalığıyla ve
tedavisindeki son gelişmelerle ilgili bilgiler verdi:

 60 yaşın üzerindeki herkes katarakt risk grubundadır. Yaşlılığa ilaveten diyabeti olanlar, miyop olanlar,
kronik beslenme bozukluğu yaşayanlar, sigara içen kişiler daha fazla risk altındadır. Ayrıca cam
üfleyiciler, fırın işçileri gibi sıcakla doğrudan teması olan kişilerde ve çiftçilerde katarakt diğer insanlara
göre daha yoğun görülür.

 Kataraktta erken tanı önem taşır. Tanısı gecikmiş, dolayısıyla ilerlemiş bir kataraktta bazı önemli
tetkikler gerektiği gibi yapılamaz. Buna karşın erken fark edilen ve ameliyat edilen kataraktlarda, kişi
iyileşme süresi çok kısaldığı için günlük yaşamına daha çabuk döner. Katarakt, ilaçla veya gözlükle
tedavi edilebilen bir rahatsızlık değildir. Kataraktın ilerlemesini durdurabilecek etkili bir yöntem yoktur
ve oluşmuş bir kataraktın tek tedavisi ameliyattır.

BIÇAK YERİNE LAZER

Modern tekniklerin gelişimi ile günümüzde katarakt operasyonları iğnesiz, ağrısız yapılarak hasta aynı
gün evine dönebiliyor. Kataraktın tedavisinde günümüzde uygulanan ve cerrahi tedavide son aşama
olan Femtosaniye lazer teknolojisi, hem hastaya hem de cerraha önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle
gecikmiş kataraktlarda, cerrahisi riskli, zor olgularda bu yöntemin kullanılması başarıyı artırıyor.

 Femtosaniye lazer yöntemindeki temel özellik, katarakt cerrahisinde standart olarak kullanılmakta olan
bıçağın yerini lazer ışınının alması. Lazer ışını; normal saydam dokulara zarar vermeden değişik
derinlikteki göz dokularına odaklanabiliyor ve bu sayede güvenli bir katarakt cerrahisi yapılmasına
olanak sağlıyor.

 Femtosaniye lazer teknolojisi, günümüzde katarakt ameliyatlarında standart yöntem olan ve esas
olarak ultrason enerjisini kullanan Fako cerrahisinin çok daha güvenli ve konforlu biçimde
uygulanabilmesini sağlıyor.

DEPRESYON VE KALÇA KIRIĞINDAN KURTULUŞ

 Hastaların büyük çoğunluğu, ameliyatın hemen ertesinde görmelerinde belirgin artış fark eder ve en iyi
görmelerine eski yöntemlere göre çok daha kısa sürede ulaşır. Hastaların görme düzeylerindeki artış;
görmeyle ilişkili yaşam kalitesinde belirgin artışa ve kişide depresyon semptomları varsa bunlarda
belirgin azalmayı sağlar. Ayrıca katarakt ameliyatı olanlarda düşme ve buna bağlı özellikle kalça kırığı
görülme sıklığı azalmaktadır.

UZAK-YAKIN GÖZLÜĞE VEDA

 Femtosaniye lazer teknolojisinin kullanımıyla, ameliyatta trifokal (uzak-orta yakın) ve astigmat için torik
mercekler daha hassas bir şekilde yerleştirilebiliyor. Böylece daha net bir görüş sağlayarak hastalar
uzak-yakın gözlüklerinden kurtuluyor.

DAHA HIZLI İYİLEŞME DAHA AZ KOMPLİKASYON

 Femtosaniye lazer teknolojisi, katarakt cerrahisinin önemli aşamalarının el değmeden bilgisayar
kontrolünde gerçekleştirilmesini sağlıyor. Bu sayede cerrahi işlemin bıçaksız ve daha güvenli bir
biçimde yapılabilmesi mümkün oluyor, iyileşme süreci kısalıyor.

 Ameliyat sırasında hastaya yüksek güvenlik ve konfor sağlamanın yanı sıra ameliyat sonrası
beklenmedik risklerin ve yan etkilerin de en aza indirilmesine olanak tanıyor.

 Kataraktın sertliğine bağlı olarak Femtosaniye lazer yardımlı katarakt ameliyatlarında kullanılan
ultrason enerjisi yüzde 100 ila 40 arasında azalıyor. Daha az ultrason enerjisinin kullanılması, ameliyat esnasında gözde istenmeyen hasarların ortaya çıkma riskini düşürüyor.

 Ameliyat esnasında küçük astigmatik kusurlar da kornea üzerinde lazer ile yapılan ve ‘arkuat’ adı
verilen kesilerle düzeltilebiliyor.

BU BELİRTİLER KATARAKT HABERCİSİ

 Katarakt olan kişilerin en büyük şikâyeti, o güne kadar var olan görme alışkanlıklarının değişmesidir.
Daha önce net görebildikleri televizyon izleme, okuma mesafelerinin değişmesi sonucunda hastalar
hekime başvururlar. Hastalardan bir bölümü baktıkları yerlerin bir kısmında gölge görme ya da karanlık görme gibi şikâyetler yaşarlar. Ayrıca netlikte bozulma olur. Bakılan nesneler ve örneğin bu nesnelerin renkleri net görülemez. Çift görme, görmede yavaş yavaş azalma, gece görüşünde bozulma, renklerde soluklaşma veya sararma, gözlük numaralarının sık değişmesi diğer belirtilerdir.
 



Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git