Sinsi Katil Hipertansiyonu Alt Edin

Hipertansiyon yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerliyor ve fark edildiğinde vücutta önemli hasarlar oluşmuş yani geç kalınmış olabiliyor. Hatta bazen yüksek tansiyona bağlı ani ölümler yaşanabiliyor. Dünyada bir milyarın üzerinde ülkemizde ise yaklaşık 18.5 milyon kişinin yüksek tansiyon hastası olduğu biliniyor. Toplum sağlığı açısından ele alındığında, hipertansiyon çok ciddi ancak yeterince ciddiye alınmayan ulusal ve küresel bir sorun olarak öne çıkıyor. Risk faktörü olmasa dahi her erişkinin yılda en az iki kez kan basıncı ölçümü yaptırması bu sorunun önüne geçilmesinde rol oynuyor.

Normal tansiyon değerleri
Normal kan basıncı değeri 120/80 mmHg ve altı olarak kabul ediliyor. 140/90 mmHg’nın üstü ise yüksek tansiyon olarak tanımlanıyor. Tanı için farklı zamanlarda yapılacak en az iki ölçümde sonucun yüksek çıkması gerekiyor. Büyük 120-140 ve küçük 80-90 arasındaki ara bölge ise ‘pre-hipertansiyon’ adıyla anılıyor. Bu değerlere sahip kişilere tedavi verilmiyor ama gelecekte kan basınçlarının artarak 140/90’ın üzerine çıkma olasılığı yüksek olduğu için iyi izlenmeleri gerekiyor.

Hipertansiyonun iki tipi bulunuyor. Tüm hipertansif hastaların yüzde 95’ini oluşturan tip Esansiyel Hipertansiyon’dur. Nedeni tam olarak bilinmese de günümüzde kabul edilen görüşlere göre Esansiyel HT; böbreklerin sodyumu (tuzu) yeterince atamaması, ilerleyen yaşla beraber damarların elastikiyetini kaybetmesi ya da aşırı tuz tüketimi gibi nedenlerden ötürü gelişiyor. Bu tabloda ilaç tedavisi esas oluyor.

Yüzde beşlik grubu ise İkincil Hipertansiyon oluşturuyor. Burada farklı olarak tansiyon yüksekliğine doğrudan sebebiyet veren tıbbi bir sorun bulunuyor. Kronik böbrek hastalığına, böbrek atardamarının daralmasına, böbreküstü bezlerden ya da bazı tümörlerden damar büzücü özelliğe sahip birtakım hormonların fazla salgılanmasına ya da doğuştan aort damarının dar olmasına bağlı gelişebiliyor. Tedavide ilaçların rolü olmakla birlikte, altta yatan sebebin tespiti ve giderilmesine yönelik girişimler de yapılıyor.

Kan basıncı değişken bir değer
Kan basıncı aynı kişide, aynı gün içinde değişebiliyor. Değerler normal günlük aktivite sırasında yükselir ya da düşer. Egzersiz, konuşma, stres kan basıncını yükseltir. Gündüz daha yüksek, gece daha düşüktür. Yazın düşük, kışın yüksektir. Özellikle de sistolik basınç (büyük tansiyon) yaşla yükselir. Erişkin yaşlarda kan basıncı kilo ile yakın ilişkilidir.

Kan basıncının klinikteki ölçümünün, günlük yaşamda evde ya da kan basıncı takip cihazı ile izlemeye göre 20/10 mmHg yüksek çıkmasına ise ‘beyaz gömlek hipertansiyonu’ deniyor. Bu durumdaki hastalarda da yaşam biçimi değişiklikleri uygulanması gerekiyor.

Evde kan basıncı ölçümü
Evde kan basıncı takibini sağlıkla yapabilmek için, öncelikle doğru ölçen bir cihaza sahip olmak ve doğru ölçme yöntemini bilmek gerekiyor. Koldan ölçüm yapan cihazlar daha güvenilir oluyor. Ölçüm sabah ve akşam 1-2 dakika ara ile ikişer kez olmak üzere ilaç almadan ve yemek yemeden önce yapılmalı. Evde yapılan ölçümlerin doktora giderken götürülmesi tedavinin düzenlenmesinde yararlı oluyor. Ölçüm sağ veya sol koldan yapılabilir. Yüksek olan ölçümün kaydedilmesi gerekiyor. Arada sırada olan yükselmeleri önemsemeyin ancak sık sık yükseliyor ya da aşırı yükseliyorsa doktorunuza mutlaka bilgi verin. Ölçümleri belli aralıklarla yapın, gereğinden fazla ölçüm yapıp gerilmeyin.

Hipertansiyon kalp-damar hastalığı riskini yükseltiyor ve felce sebebiyet verebiliyor. Tedavi edilmeyen yüksek tansiyon beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi oranda hastalığa ve ölümlerde artışa neden oluyor. Tedavide hedef, ölçümleri 140/90’ın altına çekmek. Kronik böbrek ve şeker hastalarında ise 130/80’in altı hedefleniyor. Tedavide ilaç s eçimi hastanın tansiyon değerlerine, yaşına, cinsiyetine, eşlik eden hastalıklarına, genel kalp riskine ve olası yan etkilere göre, her vaka için ayrı belirleniyor. Dr. Hazım Dinçer,“Bir hastaya iyi gelen ilaç başka bir hastada hiç kullanılamayabilir; size en uygun tedaviyi hekiminiz belirleyebilir. İlaç tedavisinin yanı sıra risk yaratan yaşam tarzı alışkanlıklarını da değiştirmek gerekiyor.

Bunların başında sigarayı bırakmak, sağlıklı beslenmek, kilo vermek, düzenli egzersiz yapmak, tuz ve alkol tüketimini azaltmak yer alıyor. Bu önerilerin yararları sadece tansiyonu düşürmekle sınırlı değil. Sağlıklı bir yaşam tarzı; sayılan hastalıkların riskini düşürmenin yanı sıra, çok sayıda kanser türü, depresyon ve eklem sorunları gibi hastalıkların da gelişme olasılığını azaltıyor. Ancak kan basıncını düşüren ilaçların bazı yan etkileri olabiliyor. Nabız sayısının azalması, nefes darlığı, kramplar, öksürük, ayaklarda şişme gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor fakat tedavinin kesinlikle bırakılmaması gerekiyor. Aksi takdirde kan basıncı tekrar yükseliyor. Doktor kontrolü ile ilaçların artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebiliyor. İlaç tedavisine yanıt vermeyen dirençli hipertansiyonlu hastalarda Renal Denervasyon ve Baroreseptör Stimülasyonu gibi işlemler uygulanabiliyor.

Tanı nasıl konuluyor?
Yüksek tansiyon bazı kişilerde baş ve ense ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi yakınmalara sebep olsa da, çoğu hastada hiçbir belirti vermiyor. Ve bu nedenle‘sinsi katil’ olarak tanımlanıyor. Yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermediği için özellikle ailesinde hipertansiyon hikâyesi olan, 40 yaşın üstünde, fazla kilolu, diyabet ve/ veya kronik bronşit hastası ve uyku apnesi olan kişilerin sık tansiyon kontrolü yapmalarını öneriyoruz. Bireysel koşullar önem taşıyor. Şeker hastalığı eşlik ediyorsa 130/80 yüksek bir değer oluyor. Daha sonra, tedavi biçimine karar veriliyor.

Bilmeniz gereken terimler
Tansiyon, standart pompalı ya da elektronik cihazlarla ölçülebiliyor. Ölçüm birimi mmHg (milimetre civa). Sistolik (büyük) tansiyon; kalbin aktif olarak kasıldığı andaki değeri, diastolik (küçük) tansiyon; kalbin dolma safhasında, gevşediği sıradaki değeri gösteriyor.

Hipertansiyon görülme sıklığı
Dünyada bir milyardan fazla hipertansiyon hastası var.
- Sadece ABD’de yüksek tansiyon vakalarının sayısı 80 milyona yaklaştı.
- Ülkemizde 18.5 milyon hipertansif olduğu tahmin ediliyor.
- Nüfus artışı, sağlıksız beslenme, şişmanlık ve diyabet (şeker hastalığı) gibi olumsuz etkenlerle bu rakamların giderek artması bekleniyor.
- 50 yaşına gelmiş bir insanın, o ana dek ortaya çıkmamışsa kalan ömründe hipertansiyon gelişme olasılığı yüzde 80’den fazla.
- Dünyadaki her sekiz ölümden birinin doğrudan sebebi hipertansiyon.

Tedavi sırasında dikkat edin
- İlaçlarınızı, doktorunuzun belirttiği şekilde düzenli olarak kullanın. Kullandığınız diğer ilaçları doktorunuza gösterin.
- Doktorunuzun uygun göreceği aralıklarla kontrollere gidin.
- İlaçları kullanırken bir yan etki yaşadıysanız mutlaka doktorunuza bildirin.
- Evde tansiyon takibi yapın. Özellikle de kola takılanlar, doğru kullanıldıkları takdirde kan basıncını gayet hassas ölçebiliyor.

Uzm. Dr. Mehmet Kutlu Çelenk
Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı





Bayındır Hastanesi
x

Randevu Al

* listenenler dışındaki tarih ve saate randevu almak istiyorsanız lütfen 0850 911 0 911 numaralı çağrı merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz

Hastanemizde kaydınız var ise direkt randevu alabilmek için tıklayınız

yukarı git