TÜRKİYE’de bir İLK! Uyku Bozukluklarına dört dörtlük (4X4) yaklaşım.Nöroloji, Göğüs Hastalıkları ve Kulak Burun Boğaz bölümlerinin birlikte hizmet verdiği Bayındır Hastanesi Uyku Bozuklukları Merkezi Psikiyatri desteği ile şimdi daha da güçlendi. GATA Uyku Merkezi’nden Prof.Dr. Fuat ÖZGEN’in katılımıyla güçlenen merkezimiz ülkemizde bir ilki gerçekleştirerek, tüm uyku bozukluklarına çok yönlü (Nöroloji, Göğüs Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz ve Psikiyatri bölümleri) yaklaşım sunmaya başladı. Uyku sorunlarına bugüne kadar çözüm bulamayan ve sorunlarıyla yaşamaya mahkum olan hastalar artık bu önemli sağlık sorunlarına çözüm bulabilecekler.
• Sabah
uyandığınızda dinlenmiş hissetmiyorsanız
• Unutkanlık
• Yorgunluk
• Konsantrasyon bozukluğundan yakınıyorsanız
• Son zamanlarda daha çabuk sinirleniyorsanız
• Kolay kilo veremiyorsanız
• Tansiyonunuz kolaylıkla düzenlenemiyorsa…
… altında yatan neden bir uyku bozukluğu olabilir.
“UYKU
BOZUKLUKLARI” HANGİ DURUMLARI ANLATIR?
Tanımlanmış
onlarca uyku bozuklğu olmakla birlikte erişkin dönemde en sık görülenleri
süreğen uykusuzluk (kronik insomnia), obstrüktif uyku apne sendromu, huzursuz
bacak sendromu, uykuda periodik bacak ve kol hareketleri ve narkolepsidir.
Çocukluk ve ergenlikte ise bunların yanısıra uyurgezerlik, uykuda kabus
bozukluğu ve uyku terörü gibi rahatsızlıklar sık görülür.
“OBSTRÜKTİF
UYKU APNE SENDROMU”
NEDİR?
Uyku apnesi
olan kişilerin uyku sırasında çok gürültülü horlamaları ve gece boyunca
tekrarlayan, en az 10 sn. süreli “nefes alıp vermede durmaları” (apne)
olmaktadır. Bu nefes durmaları uyku boyunca üst hava yolunun (burundan
soluk borusunun sonuna kadar olan bölüm) daralması ya da tamamen kapanmasına
bağlı olarak (obstrüktif) havanın akciğerlere geçişinin engellenmesi ile
ortaya çıkar. Özellikle aşırı kilo, yapısal olarak uygun olmayan burun,
boğaz, ağız ve çene yapısı solunum yolunu daha da dar hale getirir. Bu
nefes durmaları sırasında kanda oksijen doygunluğu metabolizma için gerekli
olan değerlerin altına düşebilir.
NELERE
NEDEN OLUR?
Nefes durmaları
kişinin derin uykudan yüzeyel uykuya geçmesine ya da tamamen uyanmasına
neden olduğu için uyku kalitesi bozulur. Bu kişiler kendilerini gün içinde
yorgun ve uykulu hissederler. Dikkatlerini toplama ve yaptıkları işe karşı
konsantre olma yetenekleri azalır. Daha kolay sinirlenirler. Cinsel istek
kaybı görülebilir.
Obstrüktif uyku apne sendromu olan kişiler uzun dönemde başta kalp ve
beyin damar hastalıkları (myokard enfarktüsü ve inme gibi), hipertansiyon,
kalp yetmezliği, kalp ritm bozuklukları, depresyon gibi rahatsızlıklar
açısından atmış risk taşırlar. Uykulu araba kullandıklarında ise trafik
kazası yapma olasılıkları çok artar.
NASIL
TANI KONULUR?
Klinik olarak
uzman hekim yakınmalar hakkında kişi ve yakınları ile konuşup muayenesini
yaptıktan sonra, obstrüktif uyku apnesinin tanısında kesin teşhis ve hastalığn
şiddetinin belirlenmesi amacıyla uyku bozuklukları merkezi ya da laboratuvarında
“polisomnografik tetkik” yapılması gerekmektedir. Bu tetkik tüm gece boyunca
uyku sırasında beyin aktiviteleri, solunum, horlama, bacak hareketleri,
kalp ritmi, yatış pozisyonu gibi parametrelerin kaydedilmesi esasına dayanır.
Bu kaydedilen veriler gündüz bilgisayar ortamında uzman hekim tarafından
varsa uykuda solunum durmalarını süresi, sıklığı, yatış pozisyonu ile
ilişkisi, kanda oksijen doygunluğunda düşme olup olmadığı gibi kriterler
açısından değerlendirilerek raporlanır.
TEDAVİDE
NELER YAPILIR?
Uyku apnesi
tanısı konulduktan sonra şiddetine göre tedavi yaklaşımı belirlenir. Buna
göre hastanın öncelikle Kulak-Burun-Boğaz ve Göğüs Hastalıkları uzmanları
tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Apneye yol açabilecek yapısal
bir bozukluk varsa öncelikle bunlar cerrahi olarak düzeltilmelidir. Aynı
şekilde eşlik eden bir akciğer hastalığının tanısı ve tedavisi hem obstrüktif
uyku apne sendromunun uzun dönemde seyrini hem de tedavi yaklaşımlarını
belirleyici olacaktır.
Uyku apnesinde tedavi edici bir ilaç bugün için ne yazık ki yoktur. En
etkili ve kesin tedavi yöntemi CPAP (sürekli pozitif basınçlı hava) dır.
Bu tedavi evde kişi uyurken kullanılabilen bir yöntemdir ve basıncı ayarlanabilen
küçük bir hava kompresörü aracılığıyla bir maske yardımı ile burundan
hava verilir. Bu hava ile ağız içinde oluşan pozitif basınç sayesinde
uyku sırasında hava yolunun gevşemesine ve tıkanmasına engel olunur. Bu
tedavi ile hem horlama ve solunum durmaları, hem de bunların neden olduğu
kısa ve uzun dönemli sorunlar ortadan kalkmaktadır. Uyku apne şiddeti
hafif olan kişilerde ağız içi cihazlarla etkili tedavi yaklaşımları sağlanabilmektedir.
“HUZURSUZ
BACAK SENDROMU” NEDİR?
Toplumda
sık olmakla birlikte gerçek sıklığının daha da fazla olduğuna inanılmaktadır.
Hastaların hekime başvururken bu hastalıktan haberdar olmaları ve hekimlerin
de bu rahatsızlğın yaygınlığın farkında olmaları önemlidir.
Huzursuz bacak sendromu olan kişiler genellikle yatağa girip hareketsiz
kaldıklarında bacaklarında farkettikleri ancak tam olarak da tarif edemedikleri
rahatsız edici hislerden yakınırlar. Bu hisler kişiler tarafından “baldırlarım
ağrıyor”, “bacaklarıma derinden birşeyler batıyor”, “yanıyor”, “uyuşuyor”,
“bacaklarımla böcekler yürüyor”, “küçük bıçaklar saplanıyor” gibi çok
farklı şekillerde tarif edilir. Bu hislerin ortak özelliği istirahat halinde
ortaya çıkıp, hareket ile kaybolmalarıdır. Bu nedenle bu hisler sadece
yatarken değil gün içinde özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında
da (televizyon, sinema seyrederken, seyahat sırasında) ortaya çıkar ve
kişi bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyar.
Huzursuz bacak sendromu kalıtsal geçişi olan bir durumdur. %95 oranında
sebebi belirsiz olarak ortaya çıkar, %5 oranında da demir eksikliği, şeker
hastalığı, üremi, vitamin B12 eksikliği, kalsiyum veya magnesium eksikliği,
bel fıtığı, bacak varisleri nedeni ile de ortaya çıkabilmektedir.
Bacaklardaki bu hisler nedeni ile sinema, tiyatroya ya da arkadaş ziyaretine
gitmek, seyahate çıkmak gibi aktiviteler kısıtlanır. En önemlisi ise gece
uyumak için yatağa girildiğinde bu rahatsız edici hislerden dolayı uykuya
dalmanın zorlaşmasıdır. Gece içinde uyanıldığında da benzer hisler nedeni
ile tekrar uykuya dalmak zorlaşır. Uzun dönemde ise süreğen uykusuzluğa
ve buna bağlı yorgunluk, dikkat ve konsantrasyonda azalma ve kişilik değişikliklerine
neden olabilir.
Hastalığın tanısı klinik sorgulama ve muayene ile konulur. Gerekli durumlarda
laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri istenebilir.
"UYKUDA
PERİODİK BACAK VE KOL HAREKETLERİ" NEDİR?
Gece uyku
sırasında ortaya çıkan bacaklar ve/veya kollarda tekrarlayıcı, istemsiz
hareketler olarak tanımlanır. Bu hareketler nedeni ile kişi derin uykudan
yüzeyel uykuya geçer ya da tamamen uyanabilir. Bu hareketler ve uykudan
uyanıldığı kişi tarafından genellikle farkedilmez. Gece uykusu kalitesiz
ve bölünmüş olarak uyunduğu için uzun dönemde uykusuzluk, yorgunluk, sinirlilik,
halsizlik, gündüz artmış uykululuk, kişilik değişiklikleri gibi belirtiler
görülür.
Uykuda periodik bacak ve kol hareketleri huzursuz bacak sendromu, obstrüktif
uyku apne sendromu gibi diğer uyku bozuklukları ile birlikte görülebilir.
Bu hastalığın tanısında da kişi ve yakınları ile konuşulup muayenesi yapıldıktan
sonra kesin tanı için “polisomnografik tetkik” kullanılır. Gece boyunca
kayıt alındıktan sonra, uyku sırasında bacaklarda ve/veya kollarda ne
sıklıkta hareket olduğu ve bunların uyku yapısını ne şekilde etkilediği
incelenir ve raporlanır.
Huzursuz bacak sendromu ve uykuda bacak ve kol hareketlerinin tedavisinde
dopamin agonistleri başta olmak üzere farklı grup ilaçlar kullanılır.
İkincil nedenler mevcut ise onlara yönelik tedaviler planlanır ve uygulanır.
"NARKOLEPSİ"
NEDİR?
Başlıca belirtileri
gündüz artmış uykululuk ve karşı konulamayan uyku ataklarıdır. Yeterli
bir gece uykusundan sonra bile bu belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtilerden
başka yaşanan herhangi bir duygu (gülme, kızma veya korku gibi) sonrasında
ortaya çıkabilen ani kas güçsüzlüğü atakları (katapleksi) olabilir ve
bu nedenle kişi eğer ayaktaysa yere düşebilir. Eşlik edebilen başka bir
belirti de “uyku paralizisi”dir. Uykuya dalma ya da uyanma sırasında oluşan
geçici konuşamama veya vücudunu hareket ettirememe durumudur. Bazı kişiler
uykuya dalarken ya da uyanırken canlı ve genellikle korkutucu rüya benzeri
durumlardan (hipnogojik / hipnopompik hallüsinasyonlar) yakınırlar. Narkolepsinin
belirtileri genellikle ergenlik ve erken erişkin dönemde başlar.
Narkolepsinin tanısı için öncelikle klinik değerlendirme, gerekirse laboratuvar
ve görüntüleme incelemeleri yapılabilir. Kesin tanı gece yapılacak “polisomnografik
tetkik” ve bunu takiben gündüz yapılacak uyku tetkiki ile konulur.
“POLİSOMNOGRAFİK TETKİK” NEDİR VE NASIL UYGULANIR ?
Uyku bozukluklarının
bir kısmının tanısında kullanılan “polisomnografik tetkik” hastane ortamında
ya da taşınabilir cihazlarla ev ortamında uygulanabilir.
Hastanede uyku merkezinde ev ortamınızı aratmayacak konforda, tuvaleti,
banyosu ve televizyonu içinde olan bir odada tüm gece uykunuz kaydedilecektir.
Bu gece kaydından birkaç saat öncesinde hastaneye gelmeniz istenecektir.
Bu hem ortama alışmanız, hem de kayıt işlemine hazırlık için gereklidir.
Kayıt işlemi için elektrod adını verdiğimiz kabloların ucundaki küçük
disk yapılar başınızda ve bacaklarınızda belirli bölgelere yapıştırılır.
Solunum işlevlerinizi gözleyebilmek için göğüs ve karın bölgesine kuşak
tarzında elastik bandlar bağlanır. Bu işlemlerin hiçbirinde ve hiçbir
aşamasında size acı verici bir girişim ya da sizin elektrikle temasınız
yoktur. Bu şekilde vücudunuzun birçok yerinden bağlanmışken siz uykunuzda
ya da uyanıkken rahatlıkla sağa, sola dönebilir ya da gerekirse tuvalete
kalkabilirsiniz. Tüm gece boyunca uyku tenisyenimiz size çok yakın bir
odada kaydınınzı takip edecektir. Gerektiği zaman onunla konuşabilir,
bir isteğiniz ya da sorunuz varsa iletebilirsiniz.
Ev ortamında yapılan tetkikte ise taşınabilir uyku kayıt cihazları kullanılır.
Akşam belirli bir saatte uyku teknisyeni gelip gerekli bağlantıları yapıp
tetkik için sizi hazırlayacaktır. Evde kayıt sisteminde yanınızda bir
uyku teknisyeni bulunmayacaktır ama aynı şekilde yatakta rahatlıkla hareket
edebilir ya da gereğinde tuvalete kalkabilirsiniz. Tüm gece kaydı evde
kayıt ünitesine yapılacak ve sabah tekrar uyku teknisyeni gelip bağlantılarınızı
çıkartıp, geceyi nasıl geçirdiğinizi öğrenecek ve evde kayıt ünitesini
uyku merkezine getirecektir.
İster hastanede, ister evde kaydedilmiş olsun tüm kayıtlar bilgisayar
ortamında uyku merkezinde değerlendirip raporlanır. Bunlar sonucunda bir
uyku bozukluğunuz olduğu tespit edilirse tedavi seçenekleriniz hekiminiz
tarafından size anlatılacak ve sizinle birlikte planlanacaktır.
 |
UYKU ANKETİ
1. Uyku sırasında
horladığınız, nefesinizde bir düzensizlik olduğu ya da nefesinizin durduğu
söylendi mi?
2. Yemeklerden sonra sıklıkla uyku bastırıyor ve/veya uyuyor musunuz?
3. Araba kullanırken ya da iş yerinde uykunuz geliyor mu?
4. Sabah kalkığınızda dinlenmemiş hissediyor musunuz?
5. Unutkanlık, dikkat ve konsantrasyon eksikliğinden şikayetçi misiniz?
6. Uykuya dalma sorununuz var mı?
7. Gece uykunuzun arasında sık uyanır mısınız?
8. Uykunuz sýrasýnda bacaklarınızda ve/veya kollarında atmalar
olduğu söylendi mi?
9. Uykuya dalarken ya da gece uyandığınızda bacaklarınızda huzursuzluk
hissediyor musunuz? Buna bağlı olarak yataktan kalkıp yürüme ihtiyacı
duyuyor musunuz?
10. Gün içerisinde karşı koyamadığınız uyku ataklarınız oluyor mu?
11. Gece korkutucu rüyaları sık görür müsünüz?
12. Uykunuz sırasında yürüdüğünüz, konuştuğunuz ya da dişlerinizi gıcırdattığınızı
söyleyen oldu mu?
Bu sorulardan
herhangi birine yanıtınız “evet” ise uyku bozuklukları merkezine başvurmanızı
öneririz.
SAĞLIKLI
BİR UYKU İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
Her gün aşağı
yukarı aynı saatte kalkmaya çalışın.
Gün içerisindeki
saatlerde yeterli ışık alan ortamlarda olmaya çalışın.
Sadece uykunuz
geldiğinde yatağınıza gidin.
Eğer gece
uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte zorluk çekiyorsanız öğlenden
sonraları uyumaktan kaçının.
Kahve, sigara
ve alkol gibi maddeleri özelikle akşam saatlerinde kısıtlayın.
Hafta içinde
belirli günlerde bir miktar yürüyüş veya diğer spor aktivitelerine zaman
ayırmaya çalışın. Bu gevşemenize ve dolayısıyla iyi bir uyku uyumanıza
zemin hazırlar.
Yatağa gidiş
zamanınızdan en az bir saat önce günlük aktivitelerinizi bitirin (fiziksel
ve ruhsal olarak uykuya hazır olun).
Sadece uyumak
için kullanılan ısı, ses ve ışık izolasyonu konforlu bir yatak odası ortamı
sağlamaya çalışın.
|