Tıbbi Bölümlerimiz
Doktorlarımız
Kurumsal
Hastane Rehberi
Anlaşmalı Kurumlar
Etkinlikler
Ulaşım
Sağlık Köşesi
Tıp Sözlüğü
Haber Arşivi
Haberdar Et













Organizasyon
Tarihçe
Vizyon-Misyon-Değerler
Sayılarla Bayındır Hastanesi
İlkler
Bayındır Kolaylıkları
Bayındır Hizmetleri
Bayındır Prosedürleri
Hasta Danışma
Sık Karşılaşılan Hastalıklar
Mevsim Hastalıkları
Zehirlenmeler
Aşılar

Firma ve İlaç Bilgileri
İlaç Listesi
Sağlık Mevzuatı
Sağlık Sigortası
Diğer Yardımcı Bilgiler
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana


TÜRKİYE’de bir İLK!
Uyku Bozukluklarına dört dörtlük (4X4) yaklaşım.

Nöroloji, Göğüs Hastalıkları ve Kulak Burun Boğaz bölümlerinin birlikte hizmet verdiği Bayındır Hastanesi Uyku Bozuklukları Merkezi Psikiyatri desteği ile şimdi daha da güçlendi.

GATA Uyku Merkezi’nden Prof.Dr. Fuat ÖZGEN’in katılımıyla güçlenen merkezimiz ülkemizde bir ilki gerçekleştirerek, tüm uyku bozukluklarına çok yönlü (Nöroloji, Göğüs Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz ve Psikiyatri bölümleri) yaklaşım sunmaya başladı. Uyku sorunlarına bugüne kadar çözüm bulamayan ve sorunlarıyla yaşamaya mahkum olan hastalar artık bu önemli sağlık sorunlarına çözüm bulabilecekler.

• Sabah uyandığınızda dinlenmiş hissetmiyorsanız
• Unutkanlık
• Yorgunluk
• Konsantrasyon bozukluğundan yakınıyorsanız
• Son zamanlarda daha çabuk sinirleniyorsanız
• Kolay kilo veremiyorsanız
• Tansiyonunuz kolaylıkla düzenlenemiyorsa…


… altında yatan neden bir uyku bozukluğu olabilir.

“UYKU BOZUKLUKLARI” HANGİ DURUMLARI ANLATIR?

Tanımlanmış onlarca uyku bozuklğu olmakla birlikte erişkin dönemde en sık görülenleri süreğen uykusuzluk (kronik insomnia), obstrüktif uyku apne sendromu, huzursuz bacak sendromu, uykuda periodik bacak ve kol hareketleri ve narkolepsidir. Çocukluk ve ergenlikte ise bunların yanısıra uyurgezerlik, uykuda kabus bozukluğu ve uyku terörü gibi rahatsızlıklar sık görülür.

“OBSTRÜKTİF UYKU APNE SENDROMU”

NEDİR?

Uyku apnesi olan kişilerin uyku sırasında çok gürültülü horlamaları ve gece boyunca tekrarlayan, en az 10 sn. süreli “nefes alıp vermede durmaları” (apne) olmaktadır. Bu nefes durmaları uyku boyunca üst hava yolunun (burundan soluk borusunun sonuna kadar olan bölüm) daralması ya da tamamen kapanmasına bağlı olarak (obstrüktif) havanın akciğerlere geçişinin engellenmesi ile ortaya çıkar. Özellikle aşırı kilo, yapısal olarak uygun olmayan burun, boğaz, ağız ve çene yapısı solunum yolunu daha da dar hale getirir. Bu nefes durmaları sırasında kanda oksijen doygunluğu metabolizma için gerekli olan değerlerin altına düşebilir.

NELERE NEDEN OLUR?

Nefes durmaları kişinin derin uykudan yüzeyel uykuya geçmesine ya da tamamen uyanmasına neden olduğu için uyku kalitesi bozulur. Bu kişiler kendilerini gün içinde yorgun ve uykulu hissederler. Dikkatlerini toplama ve yaptıkları işe karşı konsantre olma yetenekleri azalır. Daha kolay sinirlenirler. Cinsel istek kaybı görülebilir.
Obstrüktif uyku apne sendromu olan kişiler uzun dönemde başta kalp ve beyin damar hastalıkları (myokard enfarktüsü ve inme gibi), hipertansiyon, kalp yetmezliği, kalp ritm bozuklukları, depresyon gibi rahatsızlıklar açısından atmış risk taşırlar. Uykulu araba kullandıklarında ise trafik kazası yapma olasılıkları çok artar.

NASIL TANI KONULUR?

Klinik olarak uzman hekim yakınmalar hakkında kişi ve yakınları ile konuşup muayenesini yaptıktan sonra, obstrüktif uyku apnesinin tanısında kesin teşhis ve hastalığn şiddetinin belirlenmesi amacıyla uyku bozuklukları merkezi ya da laboratuvarında “polisomnografik tetkik” yapılması gerekmektedir. Bu tetkik tüm gece boyunca uyku sırasında beyin aktiviteleri, solunum, horlama, bacak hareketleri, kalp ritmi, yatış pozisyonu gibi parametrelerin kaydedilmesi esasına dayanır. Bu kaydedilen veriler gündüz bilgisayar ortamında uzman hekim tarafından varsa uykuda solunum durmalarını süresi, sıklığı, yatış pozisyonu ile ilişkisi, kanda oksijen doygunluğunda düşme olup olmadığı gibi kriterler açısından değerlendirilerek raporlanır.

TEDAVİDE NELER YAPILIR?

Uyku apnesi tanısı konulduktan sonra şiddetine göre tedavi yaklaşımı belirlenir. Buna göre hastanın öncelikle Kulak-Burun-Boğaz ve Göğüs Hastalıkları uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Apneye yol açabilecek yapısal bir bozukluk varsa öncelikle bunlar cerrahi olarak düzeltilmelidir. Aynı şekilde eşlik eden bir akciğer hastalığının tanısı ve tedavisi hem obstrüktif uyku apne sendromunun uzun dönemde seyrini hem de tedavi yaklaşımlarını belirleyici olacaktır.
Uyku apnesinde tedavi edici bir ilaç bugün için ne yazık ki yoktur. En etkili ve kesin tedavi yöntemi CPAP (sürekli pozitif basınçlı hava) dır. Bu tedavi evde kişi uyurken kullanılabilen bir yöntemdir ve basıncı ayarlanabilen küçük bir hava kompresörü aracılığıyla bir maske yardımı ile burundan hava verilir. Bu hava ile ağız içinde oluşan pozitif basınç sayesinde uyku sırasında hava yolunun gevşemesine ve tıkanmasına engel olunur. Bu tedavi ile hem horlama ve solunum durmaları, hem de bunların neden olduğu kısa ve uzun dönemli sorunlar ortadan kalkmaktadır. Uyku apne şiddeti hafif olan kişilerde ağız içi cihazlarla etkili tedavi yaklaşımları sağlanabilmektedir.

“HUZURSUZ BACAK SENDROMU” NEDİR?

Toplumda sık olmakla birlikte gerçek sıklığının daha da fazla olduğuna inanılmaktadır. Hastaların hekime başvururken bu hastalıktan haberdar olmaları ve hekimlerin de bu rahatsızlğın yaygınlığın farkında olmaları önemlidir.
Huzursuz bacak sendromu olan kişiler genellikle yatağa girip hareketsiz kaldıklarında bacaklarında farkettikleri ancak tam olarak da tarif edemedikleri rahatsız edici hislerden yakınırlar. Bu hisler kişiler tarafından “baldırlarım ağrıyor”, “bacaklarıma derinden birşeyler batıyor”, “yanıyor”, “uyuşuyor”, “bacaklarımla böcekler yürüyor”, “küçük bıçaklar saplanıyor” gibi çok farklı şekillerde tarif edilir. Bu hislerin ortak özelliği istirahat halinde ortaya çıkıp, hareket ile kaybolmalarıdır. Bu nedenle bu hisler sadece yatarken değil gün içinde özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında da (televizyon, sinema seyrederken, seyahat sırasında) ortaya çıkar ve kişi bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyar.
Huzursuz bacak sendromu kalıtsal geçişi olan bir durumdur. %95 oranında sebebi belirsiz olarak ortaya çıkar, %5 oranında da demir eksikliği, şeker hastalığı, üremi, vitamin B12 eksikliği, kalsiyum veya magnesium eksikliği, bel fıtığı, bacak varisleri nedeni ile de ortaya çıkabilmektedir.
Bacaklardaki bu hisler nedeni ile sinema, tiyatroya ya da arkadaş ziyaretine gitmek, seyahate çıkmak gibi aktiviteler kısıtlanır. En önemlisi ise gece uyumak için yatağa girildiğinde bu rahatsız edici hislerden dolayı uykuya dalmanın zorlaşmasıdır. Gece içinde uyanıldığında da benzer hisler nedeni ile tekrar uykuya dalmak zorlaşır. Uzun dönemde ise süreğen uykusuzluğa ve buna bağlı yorgunluk, dikkat ve konsantrasyonda azalma ve kişilik değişikliklerine neden olabilir.
Hastalığın tanısı klinik sorgulama ve muayene ile konulur. Gerekli durumlarda laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri istenebilir.

"UYKUDA PERİODİK BACAK VE KOL HAREKETLERİ" NEDİR?

Gece uyku sırasında ortaya çıkan bacaklar ve/veya kollarda tekrarlayıcı, istemsiz hareketler olarak tanımlanır. Bu hareketler nedeni ile kişi derin uykudan yüzeyel uykuya geçer ya da tamamen uyanabilir. Bu hareketler ve uykudan uyanıldığı kişi tarafından genellikle farkedilmez. Gece uykusu kalitesiz ve bölünmüş olarak uyunduğu için uzun dönemde uykusuzluk, yorgunluk, sinirlilik, halsizlik, gündüz artmış uykululuk, kişilik değişiklikleri gibi belirtiler görülür.
Uykuda periodik bacak ve kol hareketleri huzursuz bacak sendromu, obstrüktif uyku apne sendromu gibi diğer uyku bozuklukları ile birlikte görülebilir.
Bu hastalığın tanısında da kişi ve yakınları ile konuşulup muayenesi yapıldıktan sonra kesin tanı için “polisomnografik tetkik” kullanılır. Gece boyunca kayıt alındıktan sonra, uyku sırasında bacaklarda ve/veya kollarda ne sıklıkta hareket olduğu ve bunların uyku yapısını ne şekilde etkilediği incelenir ve raporlanır.
Huzursuz bacak sendromu ve uykuda bacak ve kol hareketlerinin tedavisinde dopamin agonistleri başta olmak üzere farklı grup ilaçlar kullanılır. İkincil nedenler mevcut ise onlara yönelik tedaviler planlanır ve uygulanır.

"NARKOLEPSİ" NEDİR?

Başlıca belirtileri gündüz artmış uykululuk ve karşı konulamayan uyku ataklarıdır. Yeterli bir gece uykusundan sonra bile bu belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtilerden başka yaşanan herhangi bir duygu (gülme, kızma veya korku gibi) sonrasında ortaya çıkabilen ani kas güçsüzlüğü atakları (katapleksi) olabilir ve bu nedenle kişi eğer ayaktaysa yere düşebilir. Eşlik edebilen başka bir belirti de “uyku paralizisi”dir. Uykuya dalma ya da uyanma sırasında oluşan geçici konuşamama veya vücudunu hareket ettirememe durumudur. Bazı kişiler uykuya dalarken ya da uyanırken canlı ve genellikle korkutucu rüya benzeri durumlardan (hipnogojik / hipnopompik hallüsinasyonlar) yakınırlar. Narkolepsinin belirtileri genellikle ergenlik ve erken erişkin dönemde başlar.
Narkolepsinin tanısı için öncelikle klinik değerlendirme, gerekirse laboratuvar ve görüntüleme incelemeleri yapılabilir. Kesin tanı gece yapılacak “polisomnografik tetkik” ve bunu takiben gündüz yapılacak uyku tetkiki ile konulur.


“POLİSOMNOGRAFİK TETKİK” NEDİR VE NASIL UYGULANIR ?

Uyku bozukluklarının bir kısmının tanısında kullanılan “polisomnografik tetkik” hastane ortamında ya da taşınabilir cihazlarla ev ortamında uygulanabilir.
Hastanede uyku merkezinde ev ortamınızı aratmayacak konforda, tuvaleti, banyosu ve televizyonu içinde olan bir odada tüm gece uykunuz kaydedilecektir. Bu gece kaydından birkaç saat öncesinde hastaneye gelmeniz istenecektir. Bu hem ortama alışmanız, hem de kayıt işlemine hazırlık için gereklidir. Kayıt işlemi için elektrod adını verdiğimiz kabloların ucundaki küçük disk yapılar başınızda ve bacaklarınızda belirli bölgelere yapıştırılır. Solunum işlevlerinizi gözleyebilmek için göğüs ve karın bölgesine kuşak tarzında elastik bandlar bağlanır. Bu işlemlerin hiçbirinde ve hiçbir aşamasında size acı verici bir girişim ya da sizin elektrikle temasınız yoktur. Bu şekilde vücudunuzun birçok yerinden bağlanmışken siz uykunuzda ya da uyanıkken rahatlıkla sağa, sola dönebilir ya da gerekirse tuvalete kalkabilirsiniz. Tüm gece boyunca uyku tenisyenimiz size çok yakın bir odada kaydınınzı takip edecektir. Gerektiği zaman onunla konuşabilir, bir isteğiniz ya da sorunuz varsa iletebilirsiniz.
Ev ortamında yapılan tetkikte ise taşınabilir uyku kayıt cihazları kullanılır. Akşam belirli bir saatte uyku teknisyeni gelip gerekli bağlantıları yapıp tetkik için sizi hazırlayacaktır. Evde kayıt sisteminde yanınızda bir uyku teknisyeni bulunmayacaktır ama aynı şekilde yatakta rahatlıkla hareket edebilir ya da gereğinde tuvalete kalkabilirsiniz. Tüm gece kaydı evde kayıt ünitesine yapılacak ve sabah tekrar uyku teknisyeni gelip bağlantılarınızı çıkartıp, geceyi nasıl geçirdiğinizi öğrenecek ve evde kayıt ünitesini uyku merkezine getirecektir.
İster hastanede, ister evde kaydedilmiş olsun tüm kayıtlar bilgisayar ortamında uyku merkezinde değerlendirip raporlanır. Bunlar sonucunda bir uyku bozukluğunuz olduğu tespit edilirse tedavi seçenekleriniz hekiminiz tarafından size anlatılacak ve sizinle birlikte planlanacaktır.


UYKU ANKETİ

1. Uyku sırasında horladığınız, nefesinizde bir düzensizlik olduğu ya da nefesinizin durduğu söylendi mi?
2. Yemeklerden sonra sıklıkla uyku bastırıyor ve/veya uyuyor musunuz?
3. Araba kullanırken ya da iş yerinde uykunuz geliyor mu?
4. Sabah kalkığınızda dinlenmemiş hissediyor musunuz?
5. Unutkanlık, dikkat ve konsantrasyon eksikliğinden şikayetçi misiniz?
6. Uykuya dalma sorununuz var mı?
7. Gece uykunuzun arasında sık uyanır mısınız?
8. Uykunuz sýrasýnda bacaklarınızda ve/veya kollarında atmalar olduğu söylendi mi?
9. Uykuya dalarken ya da gece uyandığınızda bacaklarınızda huzursuzluk hissediyor musunuz? Buna bağlı olarak yataktan kalkıp yürüme ihtiyacı duyuyor musunuz?
10. Gün içerisinde karşı koyamadığınız uyku ataklarınız oluyor mu?
11. Gece korkutucu rüyaları sık görür müsünüz?
12. Uykunuz sırasında yürüdüğünüz, konuştuğunuz ya da dişlerinizi gıcırdattığınızı söyleyen oldu mu?

Bu sorulardan herhangi birine yanıtınız “evet” ise uyku bozuklukları merkezine başvurmanızı öneririz.

SAĞLIKLI BİR UYKU İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Her gün aşağı yukarı aynı saatte kalkmaya çalışın.

Gün içerisindeki saatlerde yeterli ışık alan ortamlarda olmaya çalışın.

Sadece uykunuz geldiğinde yatağınıza gidin.

Eğer gece uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte zorluk çekiyorsanız öğlenden sonraları uyumaktan kaçının.

Kahve, sigara ve alkol gibi maddeleri özelikle akşam saatlerinde kısıtlayın.

Hafta içinde belirli günlerde bir miktar yürüyüş veya diğer spor aktivitelerine zaman ayırmaya çalışın. Bu gevşemenize ve dolayısıyla iyi bir uyku uyumanıza zemin hazırlar.

Yatağa gidiş zamanınızdan en az bir saat önce günlük aktivitelerinizi bitirin (fiziksel ve ruhsal olarak uykuya hazır olun).

Sadece uyumak için kullanılan ısı, ses ve ışık izolasyonu konforlu bir yatak odası ortamı sağlamaya çalışın.




Mini Test

Hipertansiyonda kötü seyri gösteren faktör hangisidir?

Genç yaş

Erkek olmak

Sigara

Şişmanlık

Hepsi


Bayındır Hastanesi kuruluşudur.

Merkez: Eskişehir Yolu Söğütözü 06520 Ankara Tel: 0312 2879000 Faks: 0312 2850733
merkez@bayindirhastanesi.com.tr

Kavaklıdere: Atatürk Bulvarı No:201 Kavaklıdere 06680 Ankara Tel: 0312 4280808 Faks: 0312 4280629
kavaklidere@bayindirhastanesi.com.tr