|
Allerji kelimesi günlük konuşmalarda çok sık kullanılan tıbbi terimlerden biridir. Allerjiyi, günümüzde çoğu kişinin sorunsuzca kabul edebileceği bir maddeye karşı olan anormal duyarlılık olarak tanımlayabiliriz.
Bir kişinin allerjik olma süreci halen aktif bir araştırma ve tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Bu süreç bazı duyarlı bireylerde allerjenle tekrar eden karşılaşmaların bağışıklık sistemini aktive ettiği bir duyarlılaşma dönemi ile başlar. Bu sürecin ayrıntıları henüz aydınlanmış olmamakla birlikte, kişinin allerji olup olmaması genetik ve çevresel etkenlere bağlıdır.
Sık Görülen Allerjik Hastalıklar
Sık görülen allerjik hastalıklar; esas olarak burnu (allerjik rinit), gözleri (allerjik konjuktivit) ve göğsü (astma) etkileyen inhalasyon yoluyla alınan allerjik etkenlerden kaynaklanır.
Allerjik Rinit, Allerjik Nezle: Çocuk ve erişkinlerin % 10-15′ini etkileyen sık görülen bir durumdur. Saman nezlesi olarak bilinen en belirgin formu mevsimlere bağlı olarak, genellikle sonbahar ve ilkbaharda bazı polenlere bağlı olarak gelişir.
Tipik olarak burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırık ve burun kaşıntısı belirtileri arasındadır.
Kaşıntı, kızarıklık ve sulanma gibi göz belirtileri (allerjik konjuktivit) sıklıkla mevsimsel allerjik rinite eşlik eder.
Allerjik Astım: Amerikalıların % 5-10′unda görülür. Allerjenler, enfeksiyon, egzersiz, soğuk hava ve sigara dumanı gibi diğer tetikleyici ajanların solunum yollarında kas spazmı, şişme ve aşırı müküs üretimine neden olduğu bir durumdur. Bu durum hava yollarında büzülme ve daralmaya yol açar. Allerjik astımın en sık görülen belirtileri; öksürük, hırıltı ve solunum sıkıntısıdır. Şiddetli olgularda astım hayatı tehdit edebilir.
Diğer allerjik hastalıklar arasında “atopik dermatit”de denilen egzema, besinlere, böcek zehirlerine ve ilaçlara karşı allerjik reaksiyonlar sayılabilir. Bu durumların herbirinde daha önceden duyarlanmış bireyde özgül bir allerjenle oluşmuş, gerçek allerjik reaksiyonlar sözkonusudur.
Tanı Nasıl Konulur?
Allerjik öyküsü olan bir kişiye yardım etmenin ilk basamağı; kişiye güvenilirliği kanıtlanmış laboratuvar yöntemlerinin uygulanmasıdır.
Hiç şüphesiz allerjide hastanın öyküsü en önemli tanısal araçtır. Allerjisi olan olgular genelde burunları akan, tıkanan, sık hapşıran, vücudunda kaşıntısı olan ve nefes darlığı çeken insanlardır. Hastanın öyküsünü alırken; bu belirtilerin hangi sıklıkla olduğunu, yılın hangi dönemlerinde arttığını, belirtileri arttıran yada tetikleyen özel etkenlerin neler olduğunu sormamız gerekir.
Belirtilerin ortaya çıktığı dönemlerde hangi ilaçları kullandığını ve bu ilaçlardan fayda görüp görmediğinin bilinmesi önemlidir. Geçmişte astma, allerjiler, egzama, ilaç allerjileri veya sık sinüs yada kulak enfeksiyonu öyküsü olup olmadığı sorulmalıdır. Kişilerin öyküsü alınırken ev, iş, okul çevresi hakkında detaylı bilgi almak, tetikleyen faktörleri saptamada ve tedavi için çevre kontrol önlemlerini düzenlemede önemlidir.
Tanı koymanın aşamalarından bir diğeri; fizik muayenedir. Burun, göz, akciğer ve deri muayenesi mutlaka yapılmalıdır. Çoğu zaman öykü ve fizik muayene tanı için yeterli olabilir. Fakat tanıya açıklık getirmek için özel laboratuvar testleri de yapılabilir.
Allerji tanısı için iki temel laboratuvar testi yapılır. Bunlar; invitro ve invivo testleridir.
İnvitro: Genel bir allerji tanısı koymak veya elemek için yardımcıdır. Allerji için en yaygın kullanılan invitro yönteminde total IgE düzeyine bakılır.
Allerji için diğer tarama testi Eozonofil sayımıdır. Eozonofiller allerjide önemli rol oynayan bir çeşit akyuvar hücreleridir.Yüksek eozonofil sayısı kişinin allerjik bir bünyeye sahip olduğunun göstergesidir. Bu test ucuzdur ve çok kısa sürede sonuçlanır. Burun akıntılarında eozonofil sayılması tanıya daha yardımcı bir tekniktir.
İnvivo: Hasta üzerinde uygulanan testlerin genel adıdır. En yaygın olanı deri testleridir.
Deri testleri iki genel metodla yapılabilir:
# Delme
# Deri içi (intradermal)
Delme deri testi yapılırken, önkol ve sırt derisine birer damla allerjen madde damlatılır. Derinin üst tabakasına damlatılan sıvının emilmesi için küçük bir çizik atılır. Çok allerjik bünyeye sahip olan biri delme testiyle pozitif test sonucu verirken, daha az allerjik kişi deriiiçi testine pozitif sonuç verebilir.
Deri testleri yapılırken karşılaştırma için kontrol testleri yapılmalıdır. Histamin solüsyonu normal deri reaktivitesini ölçmek için pozitif kontrol olarak kullanılır. Kişi son zamanlarda antihistaminik aldıysa, testler yanlış olarak negatif çıkacaktır.
Bazı kişiler sadece delme travmasıyla bile tepki veren duyarlı derileri olduğundan, herşeye duyarlı kabul edilirler. Bu kişilerde bir damla serum fizyolojik negatif kontrol olarak kullanılmalıdır.
Allerji için deri testlerinin sayısı, kişinin yaşına ve test etme amacına göre değişir.
Özetle; allerji tanısını koymak için pekçok araç vardır. Öykü ve fizik muayene ile genel tablo çizilir. Sonraki aşamada tanıyı kesinleştirmek için tarama testleri yapılır. Özel duyarlılıkları saptamak için , özel allerji testleri yapılır. Deri testleri allerjiyi saptamada daha kapsamlıdır.
Tüm bu bilgilerin ışığında allerji artık kader olmaktan çıkıyor.
|